Çağatay YILMAZ
cagatay.yilmaz@yellowbos.com

Tüm zamanların en özgün caz vokalistlerinden biri olarak anılan Kurt Elling, 34. Akbank Caz Festivali kapsamında 7 Ekim Pazartesi gecesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda İstanbullu dinleyicisiyle bir araya gelecek. Konser öncesi sorularımızı yanıtlayan Kurt Elling’e İstanbullu dinleyicilerini neler bekliyor diye sorduğumuzda ise, “İstanbullu dostlarım sahneden iyi, sert bir etkileşim ve sevgi bekleyebilirler.” cevabını alıyoruz. Müzik sektöründe 25. yılını kutlayan Elling, tüm bu yıllar boyunca vizyonuna sadık kaldığı için minnettar olduğunu da dile getirdi.

 

Yakın zamanda Wildflowers Vol.1 albümünü yayınladınız. Bu albümün sound’unu yaratırken nasıl farklı bir yol izlediniz? 

Bir haftadan biraz fazla bir sürede bir albüm tasarladık, planladık, kaydettik ve mixledik. Çok ödüllendirici bir deneyimdi, daha önce Sullivan ile hiç çalmamıştım ve umduğum gibi ikna edici ve iş birlikçi genç bir oyuncuydu.

Tanım metinlerinizin girişleri her zaman ’16 kez Grammy Ödülü adayı ve 2 ödül sahibi…’ ile başlar. Bu sizin için önemli mi? Müziğinizi etkiledi mi?

Etkiliyor mu? Sahneden mi bahsediyorsunuz? Sanırım MC insanlarının kopyaya ihtiyacı var ve bir eylemden beklenti oluşturmak için ödül ve benzeri bir özgeçmişe ulaşmak daha kolay. Burada uzun ömürlü olduğum ve farklı güzellikte eserler yaratmaya çalışmaya devam ettiğim ve geçmişte yaptığım her şeyi geride bıraktığım için gurur duyuyorum.

Son yıllarda cazın bir ‘şemsiye’ haline geldiğini, caz müzisyenlerinin şarkılarında farklı tarzlardan etkiler kullandığını, festivallerin caz dışındaki türlere ev sahipliği yaptığını daha sık görüyoruz… Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?
Her şey olması gerektiği gibi büyümeye ve genişlemeye devam ediyor. Genişlemeyi bıraktığında ölmeye başlar, sizce de öyle değil mi?

Birçok müzisyenle iş birliği yapıyorsunuz. Sahnede/stüdyoda nasıl bir ortamınız var? Müzikte demokrasiye inanır mısınız, yoksa daha baskın bir rol oynamayı mı tercih edersiniz?

Eğer Branford Marsalis gibi biriyle çalışıyorsam, o zaman bu onun yöneteceği bir oturumdur ve ben de onun tarif ettiği rolü oynamak için oradayımdır. Eğer kendi projem üzerinde çalışıyorsam, o zaman odadaki en iyi fikre açık olmaya çalışırım, her ne kadar bu fikrin ne olduğuna nihayetinde karar verecek olan ben olsam da.

‘İLK BAŞLARDA KENDİME İNANMAK ZORUNDAYDIM’

Müzikte 25. yılınızı kutluyorsunuz. ‘Bunu başaramayacağım’ diye düşündüğünüz bir an oldu mu? Ayrıca, ne zaman ‘istediğim şey bu’ dediğinizi hatırlıyor musunuz?
İlk başlarda kendime ve geleceğime inanmak zorundaydım, çünkü sektörde başka kimse varlığımdan bile haberdar değildi. Tüm bu yıllar boyunca vizyonuma sadık kaldığım için minnettarım.

Albüm kapaklarınızın stilleri her seferinde oldukça farklı. Nasıl karar veriyorsunuz?

Bazen etiketler hangi kapakların ortaya çıkacağı konusunda belirleyici oluyor, bu da o yığının tepesindeki hayal gücü ve sezgi düzeyine bağlı olarak avantaj veya dezavantaja yol açabiliyor. Bana göre bazı kapaklar korkunç bir şekilde ortaya çıkıyor. Mümkün olduğunca sevdiğim görsel sanatçıların eserlerini kullanmayı seviyorum ve yüzümü kullanmaktan tamamen kaçınıyorum. Yine de bunu yapma alışkanlığını anlıyorum. ama bu sadece bir alışkanlık ve gerçek değil.

İstanbul’daki dinleyicileriniz ne beklemeli?
Sevgili dostum saksafoncu Tommy Smith’i de yanımda getiriyorum, bu yüzden İstanbullu dostlarım sahneden iyi, sert bir etkileşim ve sevgi bekleyebilirler.
Seçimleri takip ediyor musunuz, sizce Trump kazanacak mı ve seçim sonuçları sizi nasıl etkileyecek?
Bu soruyu yanıtlamaya nereden başlayabilirim ki? Trump’ın bir kez daha böyle bir güce sahip olmasına izin verilirse sonucun küresel olarak felaket olacağını düşünüyorum. Kendisi açıkça delirmiş bir despot.
34. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek Kurt Elling konserine bilet almak için tıkla!