Zeynep TOKER
zeynep.toker@yellowbos.com
valiz EP’siyle Yung Ouzo, bu kez daha kişisel bir yerden konuşuyor. Projede, “zayıf” algılanabilecek yönlerini ve aile dinamiğini doğrudan anlatmak yerine satır aralarına bırakan sanatçı, kendi içinde biriktirdiği duyguları daha görünür kıldığı bir anlatı kuruyor.
Farklı kültürler ve yaşam deneyimlerinin etkisi müziğine ses ve yaklaşım olarak yansırken, prodüksiyon tarafında birden fazla isimle çalışmasına rağmen vokal dili ve yazım tarzıyla projeyi tek bir bütün gibi kuruyor. Aynı zamanda bu süreç, tamamen kendi kararlarını verdiği bir alan açarken, seçim yapma tarafında farklı bir baskıyı da beraberinde getiriyor.
Yung Ouzo’yla valiz üzerinden hem bu üretim sürecini hem de müziğindeki değişimi konuştuk. Keyifli okumalar!
“valiz” ile seni daha yakından tanıyacağımızı hissettiren bir taraf var. Bu süreçte ilk kez özellikle neyi saklamamayı seçtin?
Daha “zayıf” algılanabilecek yönlerimi ve aile dinamiğini. Şarkıları bunlar üzerine yapmadım ama satırların arasına serpiştirdim.
İstanbul, Mersin ve Viyana burada sadece geçtiğin yerler gibi değil, ruh halinin üç ayrı yüzü gibi duyuluyor. Bu şehirler sende üç farklı ses mi açıyor, yoksa asıl gerilim hiçbirine tam yerleşememek mi?
Hayatım daha çok Viyana, Mersin, İstanbul arasında geçti. Hiçbirinde tamamen “evdeyim” hissiyatını yaşayamadım. Ayrıca bulunduğum farklı kültürler dolayısıyla farklı sesler ve yaklaşımlar da açtı evet.
“Yanılmışım”da geçmişle bugünü bir ses/konuşma anı üzerinden bağlayan bir taraf var gibi hissediliyor. Seni orada daha çok o anın kendisi mi çekti, yoksa taşıdığı hafıza mı?
Tek bir an değil, herkes gibi ben de hayatta birçok kez yanıldım. Bunların birikmişliğini, derin bir of çekmek istediğim bir anda dışavurdum. Hafızaların rolü daha büyük ama.
“valiz”de prodüksiyon tarafında birden fazla isimle çalışıyorsun. Farklı eller işin içindeyken projenin tek parça gibi hissettirmesi için en çok neyi sabit tuttun?
Vokalim, içerikler ve şarkı yazım tavrım. Bu kasıtlı yaptığım bir şey değildi. Yaptığım demoları dinlerken birbirine uyumlu olanları seçtim ve öyle sundum. Altyapılar farklı olsa da vokalleri yerinde yaparsam tek parça hissettireceğine inanıyorum.
Bu proje dışarıdan daha doğrudan ve daha kişisel bir yerden geliyor gibi. Kararlar sana daha çok yaklaştığında, bu sende daha fazla özgürlük mü yarattı, yoksa baskıyı mı büyüttü?
Tabii ki projenin EP olarak kalıp bir albüme evrilmemesi için belirli bir sınır içerisinde şarkı seçmem gerekiyordu. En çok baskı yapan taraf buydu çünkü çok fazla demom var ve güzel bulduklarımı bir an önce yayınlamak istiyorum. Karar verme sürecinde ise tamamen özgürdüm ve bu bana iyi geldi. İç sesimi dinlediğim zaman istediğim şeyi en iyi şekilde aktarabildiğimi bir kere daha gördüm.
Bir yandan bu dönemin daha açık ve ‘gerçek’ bir yerden geldiğini hissediyoruz, bir yandan da bazı dinleyicilerin bu değişimi daha çok sahipleneceğini, bazılarınınsa eski halini arayacağını söylemek mümkün. Bir sanatçı ne zaman kendini tekrar etmekten, dinleyiciyi kaybetmekten daha fazla korkmaya başlıyor?
Daha başarılı olduğu zaman bence. İnsan doğası gereği hep daha fazlasını ister. Çıtayı yükselttiğin zaman “bir sonraki proje acaba aynı başarıyı yakalayacak mı?” düşüncesi illa ki şüpheye düşürebilir. Ama ben önce kendim için müzik yapıyorum, herkesi aynı anda memnun edemeyiz sonuçta. Bunu bu şekilde yapmaya devam edeceğim. Benimle beraber yürümek isteyen insanlar da her zaman yanımda yürüyecek.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
“valiz” kısa ama yoğun bir yerde duruyor. Bu projeyi özellikle böyle mi kurdun, yoksa hikâye zaten bu kadar yer kapladı?
Tek bir valizim bu kadar yük alıyordu, ben de doldurabildiğim kadar doldurdum. Ama daha yanıma almam gerekecek çok daha fazla yaşanmışlık var.
Son olarak, Back on Stage okurlarına ve dinleyicilerine ne söylemek istersin?
Bol bol su için, sevdiklerinizi arayın ve onlarla konuşun, geçmiş veya gelecekte değil şu anda yaşayın. Geri dönüp düşündüğünüzde aslında çok güzel olan anların değerini sonradan anlamamak için bunu yapmamız lazım.
Türkiye Turnesi:
8 Mayıs – Social Hall, Mersin
12 Mayıs – Holly Stone Performance Hall, Bursa
13 Mayıs – SPR Pub, Eskişehir
14 Mayıs – 6:45 KK, Ankara
24 Haziran – Blind İstanbul, İstanbul