Ece Ulusum

Şarkı yazarı ve yapımcı Guillaume de Kadebostany’i sosyal medyada lahmacun yerken görüyorum ya da Eskişehir futbol takımının antrenmanlarında… ‘Bizden biri’ klişe sözü buraya layık. Geçen ay Drama Act 1’ı yayımladı. Karantina günlerinde evindeki stüdyosundaki remiksleri için çalışıyor. Geçen ay turneye çıkacak, İstanbul’da konser verecekti ama malum salgın… Kadebostany ile yeni şarkılarını ve vokal değiştirme alışkanlığını konuştuk.

DRAMA Act 1, Nisan’da çıktı. Nasıl bir hikayesi var? Sound’unu nasıl bir yol izledi? Şarkılar biraz daha duygusal, içe dönük sanki.

Geçen yaz İbiza’da DJ’lik yaptım. Oradaki üç gün boyunca Kadebostany’in yeni dönemini, DRAMA’yı tasarladım. Ayrıca diğer albümlerden sonra kendimi yeniden keşfetmek istedim. Kadebostany Cumhuriyeti’nin mirasını da kullanıyorum tabii. Görsel açıdan The Holy Mountain filminden çok etkilendim ama daha doğaçlama bir şey oldu. Sonuçta diğer albümlerin aksine üç yıl yerine üç ay sürdü. (Gülüyor) Yaratıcılığımın temeline inmek istedim.

Take It Away From Me’de Türkiye’nin aşina olduğu sesler var. Müziğin altyapısını hazırlarken nelerden etkilendiniz?

Evet, Türkiye’yi seviyorum ve orada biraz da vakit geçirdim. Dolayısıyla müziğimde Türk öğeleri duymak çok normal. Şarkılarda günlük yaşantımdan etkileniyorum. Bu albüm için de İsviçre’deki stüdyoya birçok sanatçı davet ettim. Sosyal deney gibi bir şey oldu yani! Tanımadığınız insanları evinize davet edip 3-4 gün boyunca birlikte ürettiğinizi düşünün. Sıra dışı yollardan sihirli bir şey üretmeye çalıştım.

Bu dört parçanın remiksi gelir mi?

Evet, farklı sanatçılar üzerinde çalışıyor. Remiksler müziğimi farklı türden dinleyicilere ulaştırdığı için kıymetli. Kadebostany Cumhuriyeti’ni yayan her şey çok önemli!

Dört farklı vokalle çalışma kararınızın altında ne var? 

Her zaman farklı vokallerle çalışıyorum, 10 yıl önceki hedefim de buydu. Yıllar boyu yaptıkça, dinleyen insanlara da mantıklı gözükmeye başlıyor. Yani, her türden müziği seviyorum ve kendi müziğimi tek bir vokal ve tarza hapsetmek istemem. Bu albümdeki dört vokal de birbirinden farklı. Özgünlük ve farklı duyguları yansıttıkları için seçtim onları.

Amina Cadelli’nin gidişini olmaması bir şeyleri etkilemedi mi?

Pek etkilemedi, dediğim gibi farklı vokallerle çalışmaya alışkınım. O artık Kadebostany Cumhuriyeti tarihinin bir parçası.

Hayali bir ülkeniz var. Virüs oraya da bulaştı mı? Sizi olanlar etkiliyor mu?

Elbette etkiliyor. Albüm turnesi ertelendi… Ama dürüst olmak gerekirse günlük hayatım pek değişmedi. Turnede değilsem tüm zamanım evdeki stüdyoda geçiyor çünkü.

Araştırmanın ve keşfetmenin öneminden hep bahsediyorsunuz, günümüzde de ana kaynak internet. Bizce bu ironik olarak farklı kaynakları kaçırmaya neden oluyor, çoğu şey kopyala-yapıştırla üretiliyor. Ne dersiniz, sizin keşif yönteminiz ne?

Dünyada neler oluyor farkındayım ama bir de yaratmak istediğim şeye dair hayallerim var. Sanatçıları diğer insanlardan ayıran da bu. Her şeyi farklı görüyorum ve başka insanların fark etmeyeceği şeylerden bile ilham alabiliyorum. Sonra da bunlar müziğe dönüşüyor.

Türkiye ile bağınızdan söz ettik, hatta son geldiğinizde Eskişehirspor şarkınızı kullandı ve takımın formasıyla fotoğraflarınız da vardı. Türkiye’de size gösterilen bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Bu ilginin çok saf bir tarafı var. Şarkımı stadyum marşı olarak kullandılar, karşılıklı olarak derin bir saygı duyuyoruz. Sporla çok alakam yok ama felsefelerini beğeniyorum. Bir de, bir biçimde hayat biçimimiz ve değerlerimiz benziyor. Müzik sayesinde böyle şeylerin olmasından gurur duyuyorum. Beni bir konser için davet ettiler, hatta antrenmanlara bile katıldım. Bana aile gibi davrandılar. Sonuçta, bence en önemlisi de bu. 

4
DRAMA Act 1’de 4 farklı vokalle çalıştı: Irina Rimes, KAZKA, Fang The Great ve Celia.

Published On: 6 Mayıs 2020Categories: AnlatıyorTags: , ,