Elektronik müziğin en etkileyici tarafı bazen dans ettirmesinde değil, dinleyeni bir manzaranın, bir hafızanın ya da içsel bir sarsıntının tam ortasına bırakabilmesinde saklı. Yunanistan çıkışlı deneysel müzisyen Novi_sad’ı böyle anlatmak yanlış olmaz sanırım. Noise’ları mekan duygusu yaratmak, karanlığı yalnızca estetik bir tercih olarak değil, zihinsel bir coğrafya gibi kurmak için kullanıyor. Sesin içinde boşluk da bırakan, yoğunluğu kadar yankısıyla da çalışan bu yaklaşım, onu kulüp müziğinin alışıldık reflekslerinden ayırıp daha sinematik, daha bedensel, daha tekinsiz bir hatta taşıyor.
Bu yıl 10. yaşını kutlayan Sónar İstanbul’un 10–11 Nisan 2026’da Zorlu PSM’ye dönecek programında Novi_sad da yer alıyor. Festivalin resmi duyurusunda onun performansı deneysel ses manzaraları kuran isimlerden biri olarak öne çıkarılıyor. Biz de bu vesileyle, İstanbul’daki Sónar sahnesi öncesinde Novi_sad’la müziğinin beslendiği doğa fikrini, canlı performansın bugün sarsıcı bir deneyim olabildiğini ve teknoloji çağında kendi ses dilini nasıl koruduğunu konuştuk.
Bugün dünya bir yandan aşırı bağlı, bir yandan da derin bir kopukluk hissiyle şekilleniyor. Bu çağın gerilimi, kırılganlığı ve hızı sizin ses dünyanıza nasıl sızıyor?
Müzik bestelerken dünyada olup bitenlerden kendimi ayrıştırmaya çalışıyorum. Benim asıl ilham kaynağım doğa ve onun gücü. Bu yüzden onu üretimlerimin temel taşlarından biri olarak görüyorum.
Sahne adınız bile coğrafya, hafıza ve aidiyet gibi çağrışımlar taşıyor. Kimlik, mekan duygusu ve duygusal manzara, yaratıcı pratiğinizde nasıl bir yer tutuyor?
Evet, kimlik, mekan duygusu ve duygusal manzara yaratıcı pratiğim için önemli. Farklı topografyalarla duygusal değerler arasında bağ kurma fikrini seviyorum.
Sürekli haber, kriz ve uyarı akışı içinde yaşadığımız bir dönemdeyiz. Sizce canlı performans, bize nasıl bir alan açıyor?
Canlı performans, bu dünyayı bir süreliğine başka bir biçimde deneyimleme yolu. Bedensel ve zihinsel odaklanma fikri çok güçlü. İnsanı sıra dışı ve nadir bir deneyimin içine taşıyabiliyor.
Elektronik müzikte teknoloji bugün neredeyse sınırsız imkan sunuyor ama aynı zamanda herkesi birbirine benzetme riski de taşıyor. Kendi dilinizi kurarken teknolojiyle aranıza nasıl bir mesafe koyuyorsunuz?
Teknoloji üretimimde temel ve gerekli bir unsur. Ama teknoloji içinde kaybolmak istemiyorum. Benim için önemli olan, ona yalnızca gerçekten ihtiyaç duyduğum yerde başvurmak.

Novi_sad basın görseli (2026)
Müzik, sanat ve teknolojinin kesişiminde duran Sónar gibi bir festivalde sahne almak, performansı sıradan bir konser gecesinin ötesine taşıyor. Böyle bir çerçeve sahneye yaklaşımınızı nasıl etkiliyor?
Canlı performans sergilerken yaklaşımım her zaman aynı. Sónar olağanüstü bir festival ve orada bu performansı gerçekleştirecek olmak benim için çok şey ifade ediyor.
İstanbul gibi tarih katmanları, gürültüsü ve duygusal yoğunluğuyla yaşayan bir şehirde sahne almak sizde nasıl bir hayal kurduruyor?
İstanbul’un bana nasıl bir his geçireceğini önceden hayal etmek istemiyorum. Bunu orada olduğum anda yaşamak isterim. İstanbul harika bir şehir. Bir şehrin enerjisi ve seyircisi benim için her zaman çok önemli çünkü hislerimle o şehrin karakteri arasında verimli bir etkileşim doğuyor.
İstanbul’daki gecenin sonunda geride tek bir duygu bırakabilecek olsanız, bunun ne olmasını isterdiniz?
Hayranlık.