Ece Ulusum

Sarmaşık parçasıyla karşımıza karanlık ve ateşli bir Güliz Ayla çıktı. Belli ki artık her şarkısında yeni bir karaktere bürünecek. Neredeyse 2 yıldır düzenlemeleriyle uğraştığı parça yayınlanır yayınlanmaz sevildi. Pop müzik üretiminde aktif rol oynayan Ayla ile yeni şarkısını ve evdeki günlerini konuştuk.

Sarmaşık’taki Güliz Ayla bambaşka. Çılgın değil, daha karanlık ve vahşi duruyor. Sen ne dersin?

Daha dişi gibi geliyor bana da. Şarkıya yakıştığını düşünüyorum bu imajın. Bir de artık büyüyorum. Bak 32 olacağım birkaç gün sonra! Biraz şarkıların özüyle de alakası var imaj meselesinin bence. Şarkıcı olmanın en eğlenceli taraflarından biri sanırım istediğin kişi olabilmen klip çekimlerinde. Bir sonraki single daha serseri bir kadın tarafından yazıldı, imajı da daha serseri olabilir.

Şarkıdaki sound da ilginç. İlk halinden son haline gelene dek nasıl bir süreç işledi? 

Bu şarkıyla ben ayrı, aranjörü Ufuk Kevser ayrı uğraştık. 2 yıl önce yazdım nerdeyse ama son halinin alakası yok ilk yazdığım haliyle. Nakarat komple değişti. Ufuk da düzenlemesini bitiremedi bir türlü, sürekli yeni şeyler denedi. Ama sonunda güzel bir halini sunduk. Mutluyum.

Klip çekimleri nasıl geçti? Ne kadar sürdü?

Yaklaşık 10 saatlik bir setti. Yönetmenim Murat Joker’le ilk kez çalıştık, şarkıya çok yükseldiği için enerjiler tavandı. Tüm ekip çok kıymetliydi. Özellikle partnerim Can Gökdoğan’ın hakkını ödeyemem. Vücudumu nasıl kullanacağıma yönelik çok güzel direktifler verdi bana, hepsine minnettarım.

Karantina günleri nasıl geçiyor? Neler yapıyorsun?

Çok sıkılmaya başladım. Yemek yapmak hobim haftada bir-iki yapınca çok keyifli oluyordu. Şimdi her gün görev gibi olunca sıkıldım. Akşamları Left For Dead oynuyoruz arkadaş grubumla. Gündüzleri müzik yapmaya vakit ayırıyorum. Ableton öğreniyorum. Çok toplantım oluyor bu ara bir de, POPSAV ve MSG toplantıları derken geçiyor vakit.

Sence bu izolasyon söz yazarlığını ve üretimini olumlu etkiliyor mu? 

Çok fark etmedi bende. Çünkü içimden gelmedikçe hadi şunu bitireyim diye başına oturmayı sevmiyorum. Ama söz yazmamı ve beste yapmamı geliştirecek diğer şeylere daha çok vakit ayırabildiğimden elbet pozitif etkisi oluyordur.

Sosyal medyada oldukça aktifsin, çeşitli cover’lar da yapıyorsun. YouTube’da bir canlı yayın yaptın. Bunu düzenli bir içerik haline getirmeyi düşünüyor musun? Bu arada Anouk sana hiç dönüş yaptı mı?

Zaten elime gitar alıp şarkı kaydetmeyi çok seviyorum. Bunu sürekli yapacağım. Canlı konser de yapıyorum arada, aslında muhabbet için açmışken canlı yayını sonunda kendimi şarkı söylüyor buluyorum. Anouk bana birkaç kez kalp attı ya, çok mutluyum! (Gülüyor.)

Sence her şey normale döndüğünde konser ortamları nasıl olacak? Kimileri hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyor, sen ne dersin? Endişelerin var mı?

Var. Zaten dijital ortam bize hükmetmeye başlamıştı. Her şey bitti artık evlerden çıkın denilse de bir duraksama olacak diye hissediyorum. İnsanlar konser kalabalıklarında güvenli hissedemeyebilirler. Ama bir yandan geçim kaynağımız da konserler. O yüzden tabi ki endişeler taşıyorum. Yeni dünya nasıl olacak bilemiyorum. Anouk ne demiş: “Hail, hail modern world!”

Evden neredeyse her gün yapılan canlı yayınlar dinleyiciyi bu konfora alıştırır mı? İnsanları daha sonra etkinliklere ücretli bir konser için evden çıkarmanın zor olacağını söyleyenler var.

Biraz katılıyorum. Şu an hemen hemen herkesi dinliyoruz, hatta çok sevdiğimiz isimler olsa bile arada sıkılıp başka yayına giriyoruz. Emek harcamadığımız için dinleyici için kıymeti de azalıyor. Şimdi uzun bir süre evinden pijamalarıyla bedava dinlediği şey için para vermek istemeyebilir. Ama ben isterim. Ben gideceğim konserlere tabii. Çok özledim çünkü. Asla aynı olamaz internetten izlemekle.

Yeni parçalar gelecek mi? Gelecek planlar neler?

Var yaptığım şeyler. Sarmaşık için başka bir versiyon kaydetmiştim, onu yayınlayacağım. Sonra yeni birkaç şarkı var.

2
Ayla’nın yayınlanmış albüm sayısı. Parla’dan sonra tekli olarak ilerledi.