Michiganlı punk grubu Dogleg, tozlu garajlarda çalma evresini tamamlamış ve müzik dünyasında keşfedilmeye başlamıştı ki -neredeyse dergi boyunca söz ettiğimiz şey oldu- konserleri iptal edildi. Geçen aylarda yayınladıkları Melee albümüyle “bastırılmış şiddetin başarılı melodik dışavurumu” gibi olumlu yorumlar aldı. Müzikten para kazanacakken, alakasız, ek işler yapmaya başladılar. Bu endişe verici elbete… Müzik sektörünün kolay kolay toparlanamayacağını düşünen topluluk adına sorularımızı basçı ve vokal Chase Macinski yanıtladı.

Grup Alex Stoitsiadis, Chase Macinski, Parker Grissom ve Jacob Hanlon’dan oluşuyor.

Karantina nasıl gidiyor? Nasıl etkiledi sizi?

Bu aylarda beklediğimizim tam tersi duruma getirdi. Baharda üçüncü turneyi yapmayı planlamıştık, şimdi onun yerine bir ofiste kat görevlisi olarak çalışıyorum. Mümkün olduğunca para biriktiriyorum.

 

Virüs müzisyenleri nasıl etkiledi sizce? Önümüzde neler var, ne dersiniz?

Müziği işi olarak yapan ve konserlerde çalışan herkes için yıkıcı oldu. Bence uzun süre toparlanmak zor, konserlerin kendine gelmesi yıllar sürebilir. Popüler müzisyenler daha da etkilenecek. Çünkü küçük kalabalıkların bir araya gelmesi hem daha kolay hem de daha az riskli gözükecek.

Son albümünüze Melee adını verdiniz. Ayrıca gördüğümüz kadarıyla şarkılarınıza kısa isimler seçiyorsunuz. Bir nedeni var mı?

Super Smash Bros oyununa gönderme! Nintendo Gamecube’da profesyonel seviyede oynuyorum, hatta Michigan’daki turnuvalarına bile yardım ediyorum. Albümün adını ne yapsak diye düşünürken şaka olarak önerdim, grubun desteklemesini beklemiyordum. Ama çok beğendiler, muhtemelen şaka yerine kelimenin asıl anlamından dolayı. Kısa isimler seçiyoruz çünkü daha ilgi çekici oluyor. Ayrıca Alex, çok uzun isimlerin emo gruplara özel olduğunu düşünüyor! (Gülüyor)

Farklı kaynaklarda müziğiniz farklı şekillerde anlatılıyor. Bize kalırsa, sözleriniz ve tavrınızı düşünürsek, kesinlikle punk. Ne dersiniz? Ayrıca, günümüzün punk müziğine ne diyorsunuz?

Bence punk harika bir tanım! Bizim için de anlatmak zor, birçok farklı yerden besleniyoruz çünkü. Post-hardcore, punk, emo, indie… Her yerde adımızın yanında farklı bir tür yazıyor. Belki hepsinin karışımı olduğumuz içindir. Bugün punk kapsayıcı bir tür, rock gibi. Çok şey denendi ve gelişti, artık jenerik türlerden bahsetmek zor.

Michiganlı olmanızdan hep bahsediyorsunuz. Müziğinizi etkiledi mi? Ayrıca, politikadaki değişimler, örneğin Trump’ın başkanlığı sizi nasıl etkiliyor?

Michigan kesinlikle bir parçamız. En beğendiğimiz gruplar da buradan. Havası bile bir fark yaratıyor, sert ve tahmin edilemez bir yapısı var. Biz de müziği böyle yapmaya çalışıyoruz. Başkan bizi çok etkilemedi ama hepimiz kesinlikle muhalifiz. Şarkılarımız daha çok kişisel şeyler anlatsa da politikanın etkilemediği yer yok.

Grup bir ‘yatak odası projesi’ olarak başlamıştı. Şimdiye kadarki gelişmenize bakınca nasıl hissediyorsunuz?

Harika! Hiçbirimiz yazdığımız bir parçanın dünyanın başka bir yerinde dinlenmesini beklemiyordu. Kesinlikle iyi hissettiriyor. Daha iyi müzik yapmak ve daha çok insana ulaşmak istiyoruz.

Şarkı sözlerinizi nasıl yazıyorsunuz? Her şarkıda bir mesaj kaygınız var gibi gözüküyor.

Birbirimize önerdiğimiz küçük parçaları birleştirerek besteleri yapıyoruz. Hepimizin bir katkısı oluyor böylece. Genellikle en son sözleri yazıyoruz, o mesajlar da Alex’in ruh haline bağlı oluyor. Birkaç kere yardım ettim ama genellikle söz işi onda.

Sırada ne var, online konserler? İnternetten bir garaj konseri izlemek ilginç olabilirdi.

Mümkün olduğu kadar online içerik üretiyoruz. Garaj konseri de çok güzel olabilir ama doğru ekipmana ihtiyacımız var. Dinleyicilerimizle Twitch’ten oyun oynarken ya da Instagram’dan akustik çalarken buluşuyoruz. Umarım bu karantina hali en kısa sürede biter ve yeni insanlarla tanışma fırsatımız olur.