Zeynep TOKER
zeynep.toker@yellowbos.com

Türkçe hip hop ve rap dünyasının en iddialı isimlerini, sadece kelimelerin ve ritimlerin ön plana çıktığı bir maratonda buluşturan Red Bull 64 Bars’ın ikinci sezonunun dördüncü konuğu Defkhan oldu. Gerçek ismi Mustafa Hakan Dursun olan ve rap müzik piyasasının en eski isimlerinden olan Defkhan ile Red Bull 64 Bars deneyimini konuştuk. Proje için alışkın olduğu bir challenge olduğunu söyleyen Defkhan’a parçanın prodüktörlüğünü üstlenen Da Poet ile aralarında nasıl bir iş bölümü olduğunu sorduğumuzda, “Da Poet’te benim gibi eski okuldan. Eğer istersek iki dakika içinde anlaşabiliyoruz.” cevabını aldık. Uzun zamandır beklenen albümünü bu yıl içerisinde çıkaracağını söyleyen Defkhan, söz – müzik anlamında albümün tamamlandığını müjdeledi.

ο Red Bull 64 Bars’ın yeni sezonunun dördüncü bölümünde yer aldınız. 64 satırdan oluşan, nakaratsız ve tekrarsız şarkıların üretildiği bu formatta yer almak nasıl bir deneyimdi?

Öncelikle Red Bull 64 Bars projesinde yer aldığım için çok mutlu olduğumu belirtmek isterim. Rap ile tanıştığım yıllarda parçalar bugüne nazaran daha uzun soluklu ve kafiye ağırlıklı olurdu. Dolayısıyla alışkın olduğum bir challenge diyebilirim. Bu projeyle aslında geçmiş günlere dönmüş oldum, bu da beni oldukça heyecanlandırdı.

ο Sözleri yazarken kafanızda nasıl bir akış oluşturdunuz? Nasıl ilerlediniz?

⁠MC’ler Almanya’da kırmızı bir hattan bahsederler yani konudan çok sapmadan, başı ve sonu birbirini tamamlayan, inişli çıkışlı bir serüven gibi düşünebilirsiniz. İşte sözleri yazarken de buradan beslendiğimi söyleyebilirim.

ο Normalde üretim süreçlerinde zamanı nasıl yönetiyorsunuz? Bu proje ile kendinize meydan okumuş gibi hissettiniz mi?

⁠Aslında meydan okuma gibi değil de uzun zamandır dokunmadığınız bir rap sanatçısı özelliğinizi aktif hale getirdiğinizi düşünebilirsiniz. Yazdıkça ve ürettikçe, bu iş keyif veriyorsa doğru yolda olduğunuzu hissediyorsunuz.

ο Prodüktörlüğünü Da Poet’in üstlendiği parçanın hazırlık sürecinde aranızda nasıl bir iş bölümü oldu peki? Zamanı yönetme konusunda iyi bir ikili miydiniz?

Da Poet de benim gibi eski okuldan. Eğer istersek iki dakika içinde anlaşabiliyoruz. Nitekim bu süreçte de beraber çalışmak çok keyifliydi ve oldukça hızlı bir şekilde ilerlediğimizi söyleyebilirim.

ο Son 4-5 yılda -özellikle Türkiye’de- hip hop müziğin gelmiş olduğu nokta hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce çıkan üretimler bu müziğin ruhunu, matematiğini ortaya koyan işler mi?

Türkiye’de hip hop’ın son yıllarda bir endüstri olarak muazzam ilerlediğini söylemek mümkün. Diğer açıdan ruhu ve matematiğini düşünürsek ne yazık ki aynısını söyleyemem. Yine de kitlelere ulaşan bir akım olduğu aşikâr.

ο Sizin jenerasyonunuz ile şu anki jenerasyonu disiplin, geçmişe bağlılık, üretim standartları vs. gibi konularda kıyasladığınızda olumlu-olumsuz yönlerini nasıl ifade edersiniz?

Ben iki jenerasyonu birbirinden ayırmayı çok sevmiyorum, mutlaka bu iki jenerasyon içerisinde farklar olacaktır. Bizim zamanımızda rap müzik kültürü bu kadar popüler olsaydı kim bilir neler olurdu. Tek isteğim müzik yaparken saygı çerçevesi içinde kalarak ilerleyebilmek.

ο Üretim aşamasında kitlendiğiniz, bir şey ortaya çıkaramadığınız anlar illaki oluyordur. Bu anlarda kafanızı boşaltmak, deşarj olmak için neler yapıyorsunuz?

⁠Genelde seyahat ediyorum. İçime sinmeyen bir şey ortaya çıkacağına hiçbir şey yapmamayı tercih ediyorum. Sanat zorla olmaz ne yazık ki. O yüzden böyle zamanlarda mola vermek çok etkili oluyor.

ο Bir süredir dinleyicileriniz sizden yeni bir albüm bekliyor. Hazırlık içerisinde olduğunuzu da biliyoruz, 2024 yılı içerisinde bu albümü dinleyebilecek miyiz?

⁠Mutlaka bu sene piyasada bir albüm olacak ama bazen bazı durumlar engel olabiliyor tabii. Benim tarafımda özellikle söz – müzik anlamında albüm bitti sayılır. Beklemede kalın diyebilirim.

ο Son olarak, Back on Stage okurlarına ve dinleyicilerinize ne söylemek istersiniz?

⁠Teşekkürlerimi sunmak isterim. Onların da bizler gibi bu kültürün yerleşmesinde çok emeği vardır. Hoşça kalın.