Selin SANLI

Yeni bir müzisyen olarak anılsa da epeydir sektörde Damla Topçu. Bir dönem Edis Gördülü’nün de vokalistliğini yapan Topçu, kariyeri boyunca çeşitli projelerde yer aldı. Zorlu PSM’deki Damdaki Kemancı Müzikali’nde yol aldı. Şimdi solo kariyerine devam ediyor. Pop ve R&B türlerinin bir araya geldiği Tek Derdim, deneyimli müzisyen ve şarkıcı Damla Topçu’nun solo müzik kariyerinde attığı ilk adım niteliğinde. Parçanın söz ve bestesi Damla Topçu imzası taşıyor. Aranjmanı Eren Erdol, prodüksiyonu Ali Çetinkaya ile Eren Erdol üstlenirken, ses mühendisi iki Grammy ödüllü Andrew Coleman yer alıyor. Şarkının mastering’i ise Amy Winehouse ve Ed Sheeran gibi dünyaca ünlü sanatçılarla çalışmış Stuart Hawkes tarafından yapıldı. Damla Topçu ile sohbet ettik, planlarını konuştuk.

❏ Solo müzik kariyerinde attığın ilk adım “Tek Derdim” Bize biraz parçanın oluşum sürecinden bahsedebilir misin?
Eren Erdol ile beraber tasarladık. Eren bana ulaştı, çalıştığı düzenlemeleri dinledik ve kafamdaki sound’a yakın olanlar üzerinde çalışmaya başladık. Tek Derdim’in sözsüz versiyonu uzun süredir anlatmaya başlamaya en yakın hissettiğim şey oldu. Kafamda düzenli olarak dönen kelimeler melodiler duyulabilir hale kendiliğinden geldi.

❏ Parçanın sözlerinde senden bir şeyler görmek mümkün mü? Anlatmaya çalıştığın neydi?
Tek Derdim’in hikayesi aslında biraz eski. Karşılıklı yanlış anlaşılmalara kurban gittiğimizi anladığım bi anda çıkmıştı. Şehir hayatı dinamiklerinin ikili ilişkileri nasıl etkilediğini anlatıyor temelde. Çağımızın iletişim problemleri, sentetikleşen duygular ve buna bağlı iç hesaplaşmanın dışavurumu…

❏ Klipte birçok farklı sahne yer alıyor. Nostaljik bir hava hakimdi. Klibin tasarlama süreci nasıl ilerledi? Fikirler sana mı aitti?
Bunu duyduğuma sevindim çünkü şarkının da nostaljik bir hali olduğunu düşünenler oldu. 2000’lerin pop ve r&b uslubuyla okunuyor genelde. Nostalji severim. Klipte Can Özen ile çalıştık. Yönetmenin aynı zamanda bi müzisyen olmasının süper keyifli sürecini yaşadım. Aslında içinde olduğum hayattan çok farklı bir kurgu veya hikaye yok klipte. Evde nasılsak öyleyiz, Can çok iyi bi gözlemci ve hikaye anlatıcısı. Müzikal dilin görsel katmanlarını çok benzer şekilde görebildik diye düşünüyorum.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Damla Topcu (@damlatopcu)’in paylaştığı bir gönderi ()

‘ARTİSTİK BİR DERS GİBİYDİ’

❏ İlk teklinde Andrew Coleman ve Stuart Hawke gibi tecrübeli isimlerle çalıştın. Bu isimlerle çalışmak sana neler kattı?
Prodüksiyon sürecinde Eren’in önerisiyle vokal miksinde Andrew Coleman’la çalıştık. Başta Justin Timberlake ve Pharrel olmak üzere birçok başarılı müzisyenle çalışmış biri. Kendisinin şarkıda katkısının olacağını düşünmek bile beni çok heyecanlandırdı. Sonuç da şaşırtmadı. Sesin rengine çok değer veren bir mühendis. O da 2000’ler sound’unu hissetmiş olacak ki şarkının sonuna fade out eklemişti. Bazen insanları hiç tanımasanız bile sadece çalışma şeklinden süper bir insan olduğunu anlayabiliyorsunuz. Stuart Hawkes da benzer global vizyonla son güzel dokunuşları ekledi. Onlardan daha öğrenecek çok şey var ve çok heyecanlıyım.

❏  Damdaki Kemancı Müzikal’inde yer aldın. Bir dönem Edis Görgülü’nün de vokalistliğini yaptın ve daha bir sürü farklı projelerde yer aldın. Bu süreçte neler deneyimledin?
Küçüklüğümden beri Damdaki Kemancı şarkılarını söyler dururdum. Kurumsal hayatı bırakmamın ardından iyi bir Türk prodüksiyonunda bulunabilmek bana işaret gibi gelmişti. Daha doğru bi yolda kendime daha yakın hissettiğim insanlarla birlikteydim. Kendimi bildim bileli performans beni hep heyecanlandırdı. Birçok proje kapısı arka arkaya açıldı. Çok iyi oyuncularla ve müzisyenlerle çalışma fırsatım oldu, çok şey öğrendim ve ilhamlandım. Edis’in sahnesinin bambaşka dinamikleri vardı. Işığından koreografisine her şeyin uyum içinde olduğu çok büyük sahneleri tecrübeledim. Her sahnesi artistik bi ders gibiydi.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Damla Topcu (@damlatopcu)’in paylaştığı bir gönderi ()

‘ARKADAŞLARIM EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞIM’

❏ Müzik tarzını şekillendiren şeyler neler? Damla Topçu kimlerden ilham alıyor?
Dinlediğim ve eşlik etmekten keyif aldığım şeyler şekillendiriyor genelde. Üreten arkadaşlarım en büyük ilham kaynağım. James Blake’e fena halde takmış durumdayım bu aralar. Bunun dışında çok beğendiğim çok isim var, Disclosure, Jorja Smith, Billie Eilish, H.E.R., Angele, Hozier, Sia, Diplo, Elliot Moss, FKJ, Tom Misch, Marian Hill ile ancak saymaya başlayabilirim.

❏ Bundan sonraki planların neler ? Bizleri neler bekliyor? Albüm gelecek mi?
Birkaç ay arayla yayınlamayı planladığımız tekliler daha var, şu an düzenlemeleri için çalışıyoruz. Kenarda karaladığım onlarca beste var onları toparlamaya çalışıyorum, yeni şarkılar yapıyorum. Deli gibi dinliyorum ve deniyorum. Şarkı yazarlarının müzik prodüksiyonunu öğrenmesi artık çağımızın bir gereği. Prodüksiyona dair eğitici içerikler artık çok kolay ulaşılabilir ve uygulanabilir. Hem prodüktörlerle aynı dili konuşmamıza yardımcı oluyor hem de bazen anlatarak anlaşılamayacak sesleri kendimiz tasarlayabiliyor oluyoruz. Prodüksiyon aşamasında oransal olarak kadınların yeri çok küçük. Müziğini kendi şekillendirebilen kadınlar görmek beni en motive eden şeylerden biri. Ses tasarımı, ses mühendisliği üzerine eğitim almayı ve kendimi geliştirmeyi de çok istiyorum.