Ece Ulusum

En son, Chromas’ı Sonar Istanbul’da seyrettim. Performansları o kadar çok beğenildi ki tekrar performans sergilediler. Koronun derin gücünü hangi tür müzik severse sevsin göstermiş oldular. Şef Başak Doğan tarafından kurulan Chromas yerel ve global çapta yaratıcı projelere imza atıyor. Bir bakıyorsunuz ünlü müzisyenle sahnede bir bakıyorsunuz bir futbol takımı taraftarlarıyla marş söylüyorlar. Karantina günlerinde de müziksiz duramadılar, evlerinden yaptıkları kayıtları birleştirerek sosyal medyaya yüklediler. Çok ilgi görünce Türkiye’nin ilk sanal korosunu yapma kararını aldılar. Detayları ekipten Beste Karaduman ile konuştuk.

Koroda kimler var?

Konservatuar mezunları, müzik öğretmenleri, lutiyeler, müzikle hobi olarak ilgilenen farklı meslek gruplarından gelenler… Bir müzik eğitimi aramıyoruz, müziği seven ve beraber şarkı söylemekten keyif alan ancak koronun disiplinine ayak uydurabilecek herkese kapımız açık. Her hafta minimum 5 saat prova alıyoruz, bu konser ve proje zamanları daha da artıyor.

Ekibe katılmak için nasıl bir yol izlemeli?

Genellikle Eylül’de genel, yıl içinde de partisyon özelinde seçmeler yapıyoruz. Bunları sosyal medya hesaplarımızdan takip edilebilir. Seçme zamanı başvuranları ses ve kulak seçmesine davet ediyoruz. Kendilerine gönderdiğimiz bir parçanın seslerine uygun kısmını öğrenip seçmede söylemesini bekliyoruz. Nota bilmeyenlere çalışabilmeleri için midi gönderiyoruz.

Küresel İklim Hareketi #Resolution2020nin Türkiye temsilciliğini yaptınız. Bu süreç nasıl gelişti?

Projeye koristlerimizden birinin üniversite hocasının bizimle iletişime geçmesiyle dahil olduk. Teklif yayınlanma tarihinden 4 gün önce geldi! 3 günde parçayı kaydettik ve gönderdik. Ses kaydının ve videonun bize ve Türkiye’ye en yakışır şekilde yapılması için sektörden çok sayıda insanla konuşup projeye dahil olmaları için ikna ettik. Videoyu izleyenlerin çoğu kaydın canlı olduğuna inanamıyor.

Sonar’daki performansınızı izledik, etkileyiciydi. Oradaki etkinliğin sizin için bir dönüm noktası olabilir. Siz ne dersiniz?

5 yılda çok dönüm noktası sığdırdık. Türkiye’den ilk davet alan koro olarak World Symposium on Choral Music’te, Choralies Festivali’nde sahne aldık. Damdaki Kemancı’da 3 sezondur yer alıyoruz, Beşiktaş’ın şampiyonluk kutlamasında Vodafone Arena’da 15 bin kişiyle marşlar söyledik. En gurur duyduğumuz dönüm noktalarımızdan biri Bobby McFerrin ile Zorlu PSM Caz Festivali’nde sahne almaktı. McFerrin’in özel ricasıyla -inanın hiç beklemiyorduk- konserin ortasında kendi repertuvarımızdan bir parça da söyledik. Sonar ise koral müzik ve A/V sanatın birleştirilmesi noktasında bize çok güzel bir fırsat verdi. Alıştığımız dinleyici kitlesinin dışında farklı bir kitleye kendimizi gösterme şansı elde ettik. Kendi sınırlarımızı da yeniden keşfettik.

Koro müziğine okullardaki sıkıcılıktan çıkamadığı için mesafeli duruluyor. Koro dünyasına mesafeli olanlara ne önerirsiniz?

Mutlaka bir konserlerimize gelsinler. Biz yaptığı müzikten, beraber şarkı söylemekten keyif alan bir ekibiz ve konserlerde olan şey de keyifli halimizin seyircilere aktarılması. Repertuvarımızda belli bir türe bağlı kalmıyoruz, bize keyif veren şarkıları söylüyoruz. Aslında tamamen organik, kahkahayla gülen birini görüp gülmeye başlamak kadar doğal. İnsan sesi o kadar büyülü bir enstrüman ki, belki de pek çok dinleyici insan sesinin sınırlarının ne kadar sonsuz olduğundan habersiz.

Karantina günleri nasıl geçiyor?

Provaları dijital ortama taşıdık, her pazar devam ediyoruz. Daha önce vakitsizlikten yapamadığımız şan, solfej çalışmaları için haftada 4-5 kez Zoom üzerinden bir araya geliyoruz. Bu kadar zaman geçirmenin koronun birlikteliğine etkisi var, bunun müziğe de yansıyacağı kuşkusuz. Beraber şarkı söylemeden duramayan bir ekibiz. Sanal koro fikri ve Gemiler Giresune eve kapandıktan 2 gün sonra çıktı, o kadar durabildik müziksiz.

Türkiyenin ilk herkese açık sanal korosunun detayları neler?

Kurulduğumuzdan beri müziği seven ve beraber şarkı söylemek isteyen insanları bir araya getiriyoruz. Türkiye’nin ilk Sanal Korosu projesi de bunun bir uzantısı. Farklı şehirlerde, farklı hayat şartları nedeniyle bizle yolları kesişmemiş ama bizimle şarkı söylemek isteyen herkesi bu ‘dev koromuzun’ bir parçası yapmak istedik. Birinci elden gördük ki ayrı düştüğümüz bu günlerde çok iyi geldi.

Sizce her şey normale döndüğünde konser ortamları nasıl olacak?

Biz sosyal canlılarız, ekonomik veya politik anlamda önemli değişiklikler olsa da insan olarak beraber olma isteğimiz bizce bir pandemi tarafından yok edilemeyecek kadar güçlü. O yüzden biz bu zor süreçte ruhen ve fiziken güçlü ve sağlıklı kalmaya, müziğimize, sanatımıza ve ruhumuzu beslemeye odaklandık. İşin ekonomik boyutu apayrı bir konu ama sanat ve yaratıcılık adına konuşacak olursak, bu geçirdiğimiz zor sürecin hayatımızda olumlu etkileri olacağına inanıyoruz.

Yeni projeleriniz neler?

İki turne planımız var, biri Türkiye’de diğeri Avrupa’da. Eylül Avrupa turnemiz ertelendi bunu telafi etmeyi hayal ediyoruz. Bir konser projemiz daha var: Acapella Unlimited. Koronun A/V performansla birleşeceği bir performans olacak. Birazını da sürpriz bırakalım.

36
Chromas 36 gönüllü gençten oluşuyor.