Ece ULUSUM
Pandemi birçok şeyi değiştirdi. Bunlardan biri de kendimizi iyileştirmemizi, dünya dertlerinden birkaç saat de olsa uzaklaşmamızı sağlayan konserlerin fiyatları. Şu sıralar epey gündemde olan konuya noktayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu koyuyor. Genel Sanat Yönetmeni Cem Mansur, yeni sezonda CRR Orkestrası’nın Harbiye Açık Hava konserlerinin standart bilet fiyatlarıyla gayet uygun olduğunu söylüyor. Biletlere şöyle bi’ göz attık da doğrusu bizce de gayet uygun. Sonunda maaile bir etkinlikte yer alabileceğiz!
ο Dijitalden açık hava alanlara taşınıyoruz. Açık hava konserlerinde sizce nasıl bir ortam olacak?
İnsanlar müziği, bir arada olmayı çok özledi… Dijital olanlara tam olarak konser
demiyorduk, yavaş yavaş yayın demeye alıştık. Konserler, birlikte nefes alıp verdiğimiz, ortak bir duygusal frekansa kilitlendiğimiz olaylar. Biz de dinleyenlerle gerçek iletişimde olmayı çok özledik.
ο CRR’yi yeni bir dönem bekliyor. Sezonu hazırlarken dinleyiciye neler vadetmesini arzuladınız?
Çok şey vadetmek isterdim, güzel bir içerik de hazırlıyoruz ama daima B planıyla. Sezonda ne kadar dinleyiciye izin verilecek, bütçenin ne kadarı kısıtlı dinleyici varken harcanmalı vs. birçok dikkat edilmesi gereken nokta var. Umuyorum ki; Ekim ayında, fazla az olmayan bir kapasiteyle, her tür müziğin en iyisiyle bir araya gelebileceğiz.
ο Bu yıl bilet fiyatları uygun, konserlerin bir kısmı da ücretsiz olan çok güzel konserler var. Ücretsiz olmasıyla katılımcıların ilgisinin nasıl olacağını öngörüyorsunuz?
Ücretsiz gösteri olayı her zaman ilginç. Bir şeyin bedava olmasıyla değersiz olması bazen birbirine karıştırılabiliyor. Biz Harbiye konserlerini, CRR orkestrasının standart bilet fiyatlarıyla yapıyoruz, evet çok uygun fiyatlar. Bu da sanatı gerçek bir kamu hizmeti olarak görmemizin ifadesi. Ücretsiz konserler park gibi yerlerde, burada da mümkün olduğunca dinleyiciye bu dünyanın kapsını aralamayı umuyoruz.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
ο Basın bülteninde CRR Konser Salonu’nun programıyla müzikseverlere “Klasik olan ne, müzik neden zamansız ve neden klasik olurmuş” sorularının yanıtının verileceği yazıyordu. Bu soruların ortaya çıkışı nasıl oldu? Etkinliklerle cevaplama süreci nasıl gelişecek?
Bence konserlere gelenler için sorunun cevabı çok basit. Müziğin zamansızlığını sözcüklerle ifade etmek imkansız, canlı olarak yaşanınca ne kadar sihirli bir deneyim olduğu görülüyor. Uygarlık tarihinde değişmeyen değerle ve gerçeklerin taşıyıcısı büyük klasik gelenek.
ο Yine sizinle yaptığımız röportajda; doğaya yapılan geri dönüşü olmayan hatalar sizi çok üzeceğini söylemiştiniz. Örnek olarak da Kanal İstanbul’u vermiştiniz. Bugün yangınlar, müsilaj gibi korkunç olaylar söz konusu. Bu sizi nasıl etkiliyor? Bu gibi üzücü durumlar müzisyen ruh halini etkiler mi?
Müsilaj, doğanın “On yıllardır alarm veriyorum, şimdi mi anladınız?” der gibi yüzümüze tükürüşü. Benim yaz aylarım iki yaşımdan beri Burgazada’da geçti, bu yıl ilk defa orada denize giremeyeceğiz. Çocukluğum, gençliğim gasbedilmiş gibi hissediyorum. Müzisyenin de müzisyen olmayanın da ruh halini etkileyen olaylar o kadar çok ki… Türkiye için ne istiyorsun dendiğinde “Şu kanal yapılamasın da…” diyorum.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
ο Günümüzde tüm iş kollarında olduğu gibi kültür-sanat dünyasında da sürdürülebilirlik konuşuluyor. Konser mekanları, müzisyenler, organizatörler karbon ayak izini azaltmak için yöntemler arıyor. CRR’de de böyle bir dönem başlayacak mı?
Pandemi öncesinde de 90 kişilik bir orkestranın, kargosuyla birlikte Avrupa’nın ta öteki ucundan gelip 1000 kişiye çalıp gitmesinin artık doğru olmadığını düşünüyordum. CRR’de geçen yıl düşündüğüm ve dinleyici ile açıldığımızda uygulamayı çok istediğim bir şey; sanatçılara, otel veya soyunma odalarında solacak çiçekler yerine, ağaç dikimine yönelik bir bağışı temsil eden bir belge vermek.