Zeynep TOKER
zeynep.toker@yellowbos.com

1-12 Şubat tarihleri arasında Hindistan’ın Udaipur kentinde gerçekleşen Art Junction Uluslararası Konuk Sanatçı Programı’nda yer alan Performans sanatçısı ve sürdürülebilirlik yazarı Ayça Ceylan ile bir araya geldik. Konuk sanatçı programını “Heal with ancient friend water!” isimli mekana özgü tasarlanan performansı ile tamamlayan Ceylan, bu programa özel hazırladığı performansını, hazırlık sürecini ve çok daha fazlasını Back on Stage’e anlattı.

ο Hindistan’ın Udaipur kentinde gerçekleşen Art Junction Uluslararası Konuk Sanatçı Programı’nda yer aldınız ve “Heal with ancient friend water!” isimli mekana özgü bir performans tasarladınız. İlk olarak bu mekanı ve ona özgü hazırladığınız performansı sizden dinleyebilir miyiz?

Udaipur göller kenti olarak anılan ve bölge halkının kültürel pratiklerinde suyun yoğun bir şekilde yer aldığı bir kent. Hem kentin bu dokusu hem de benim her sanatsal üretimimde sorduğum “Bu dünyada ve benim içsel dünyamda bu kez anlatmam gereken mit nasıl ortaya çıkıyor? sorusu eşliğinde suya odaklanmaya karar verdim. İklim değişikliği çağında suyun konumu ve bölgenin suyla ilişkisini göz önünde bulundurarak suyun bilgeliğini ortaya koyan mekâna özgü bir performans tasarladım. “Heal with ancient friend water!” katılımcıları su ile şifa kavramını deneyimleyecekleri zamanlar arası yolculuğa davet ediyordu. Performans esnasında ise izleyiciler/katılımcılar kendilerinin de bir su damlası olduğunu ve hep beraber okyanusları yaratabilecek bir güce sahip oldukları anımsadılar diyebilirim. Bir de performanslarımda ve performatif yerleştirmelerimde olabildiğine az ayak izi bırakmak benim için önemli. Performanstaki nesneleri ve dijital araçlarımı buna göre seçiyorum.

ο Bu performansı hazırlarken nelere odaklandınız, neleri ne dikkate aldınız?

Fiziksel olarak ilk kez bulunacağım bir kent olduğu için konuk sanatçı programı öncesinde bölgenin su ile olan ilişkisine dair çeşitli araştırmalar yaptım. Masabaşı olarak adlandıracağım oradaki konuk sanatçı programım daha başlamadan 2 ay kadar önce yapmaya başladığım bu araştırmalarım öncesinde ise her sabah bedenimdeki suyun akışkanlığı hissedebileceğim meditasyon teknikleri, hareket araştırmaları ve beslenme biçimi deneyimledim. Özetle iklim değişikliği gündelik yaşamın vazgeçilmezi olan suyu nasıl etkiliyor, karşılaştırmalı mitolojide su kültleri, su ve yaratıcılık, su ve hafıza üzerine kaynaklar tarayıp, suya dair bedensel araştırmalar yapıp oradaki konuk sanatçı program sürecime bir ön hazırlık yaparak dahil oldum.

ο Orada yer almak, performansı sergilemek sizin için nasıl bir süreçti?

Konuk sanatçı programında yer almak özel ve dönüştürücü bir deneyimdi. Yerli halkla tanıştım, benimle kültürlerine dair birçok bilgiyi paylaştılar sayelerinde bilmediğim birçok sürdürülebilir ve spiritüel yaklaşım keşfettim. Her gün öğrendiğim ve deneyimlediğim şeylerden bir günlük oluşturdum. Suya dair insan olmayan bir varlıkla da sohbet etmek nasıl olurdu derken copilot ile bunu deneyimledim. Yapay zeka ile çeşitli görseller oluşturdum. Bunları şu an hazırlamaya başladığım sürecin çıktısı olan sanatçı e-kitabına da ekleyeceğim.

Suyun görünmeyen hafızası hakkında ise oraya gittiğimde taşlar daha da oturdu. Udaipur’un kurak mevsimiydi ama iklim değişikliğinden daha da kurak bir yıl oluyordu. Kuruyan nehirler gördüm ama her şeye rağmen yaşamın gücünü de gördüm. Hissettiklerimi düz yazı yerine şiirle ifade etmeyi tercih ettim. Her gün yazdığım şiirlerden dördünü ise dört yönü temsilen performansıma dahil ettim. İngilizce ve Hintçe olarak performansa dahil olan şiirlerimin kopyalarını performansa katılan her bir katılımcıya hediye ettim. Performansa izleyici olarak gelen kişiler sadece yaratıcı endüstrilerden ya da sanat izleyicisi olarak tanımlanan bir kitle değildi orada yaşayan yerli halk da performansa geldi. İlk kez yerli halkla iç içe olan bir performans gerçekleştirdim.

ο Suyu, suyun bilgeliğini nasıl açıklarsınız? Bunu performansınıza entegre etmeye nasıl karar verdiniz ve nasıl bir yol izlediniz?

Su temel olarak görünür bir maddedir, suyun içerdiği bilgelik ise çoğunlukla görünmezdir. Suyun parçacık hareketleri hakkında yapılan birçok deneye baktığınızda da bunun böyle olduğunu görürsünüz. Suyun içerisindeki titreşimsel farklılıklar onu değiştirir. Ama biz dışarıdan bakarsak aynı su işte diyebiliriz. İşte aynı su dememek onun kadim bilgeliğine birazcık bile olsun dikkat çekebilmek ve/veya temas edebilmek şu an gezegenimizin içinde bulunduğu iklim krizindeki çözüm anahtarlarından biri. İzlediğim yollar ise çoklu ve değişken. Küçük bir örnek verecek olursam; su yaşamın taşıyıcı gücü. O nedenle güne başlarken içtiğiniz suyu yeniden yaşamla buluşuyorum hissiyle içersiniz su size bazı cevaplar getiriyor.

ο Performanslarınız doğrultusunda insanlara nasıl bir etki bırakmayı amaçlıyorsunuz?

Dünya şahane bir yer değil hepimiz farkındayız ama çözümler istiyorsak kendimizdeki gücü hatırlayıp iyimserliği elden bırakmadan yolculuğa devam etme arzusu yaratmak.

ο Birçok farklı ülkede, farklı atölyelerde farklı insanlarla bir araya geldiniz. Tüm bu ‘farklılıklar’ sizi ve üretim süreçlerinizi nasıl besliyor?

Kendimize ve dünyaya dair bilmediğimiz çok fazla hikaye var. Hikayeleri dinleyip onları derleyip toplayıp biricik olana ulaşma yolculuğunda iyimser, güçlü, değişime açık ve yaşam dolu olmak o kadar fazla noktayı birbirine bağlıyor ki. Bir süre sonra kocaman bir haritam olduğunu anladım. Şimdi bu haritada var olan ve henüz var olmayan durakları ziyaret ederek öğreniyorum, dönüşüyorum, hatırlıyorum ve paylaşınca azalacağını düşünenlerin aksine paylaştıkça çoğalıyorum.

ο Gezegenimize bir mesaj bırakacak olsanız bu ne olurdu?

Parıldayan günleri hatırlıyorum ve seninle dengeleniyorum!

ο Son olarak, Back on Stage okurlarına ne söylemek istersiniz?

Güne başlarken kafanızı bir gökyüzüne kaldırmayı deneyin, size göklerden kendinize ve dünyaya dair bir mesaj gelebilir.