Ece Ulusum
e.ulusum@gmail.com

Fransız ikili Simon Buret ve Olivier Coursier’in elektronik pop-rock projesi AaRON’u ilk 2015’te Asmalı’daki Babylon’da seyretmiştim. 2009’da grup Türkiye’de yeni yeni isminden söz ettiriyordu. Konser günü çoğu kişi sahneye çıkanları tanımıyordu, benim gibi keşfetmeye gelmişti. Ancak ikilinin renkli ve yüksek sahnesi öyle iyiydi ki mekandaki herkesi derinden etkiledi.

Zamanla İstanbul’da ciddi bir kitle edindi ki Spotify’da en çok dinleyen şehirler arasında ikinci… Küçük mekanlarda izlemeye alışık olduğumuz ekibi bu sefer 6 Kasım’da Zorlu PSM menşeili festival MIX Fest’te seyrettik. Çarpıcı ve karanlık seslerle örülü sahne performansı sergilediler. Dünyanın ruh hali bir süredir onlara da bulaşmış müzikleri ve kendileri daha da karanlık ruh haline bürümüş. En azından sohbet ettiğimiz Simon’ın öyle. Festival için yaptığımız röportajda AaRON’un bilinçaltını keşfedeceksiniz.

 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

AaRON (@aarontheband)’in paylaştığı bir gönderi

Anatomy of Light albümünüz favorilerimiz arasında. Kapağı çok ilgimi çekiyor. Nedir albüm kapağının hikayesi?

Albüm kapağının tasarımı aslında Odyssée parçasıyla bağlantılı. Dünyanın üzerinde oturduğumuz enkaz fikrinden yola çıktı. Bu albümdeki genel duyguyu da ifade ediyor aslında. Araba Île-de-France Bölgesi’ndeydi. Tüm hasarlı arabalar, bir dönüm noktasını kaçıran insanların yoldan çıkışını simgeliyor. Fotoğrafı drone kullanarak kendimiz çektik. Araba 7 metre yüksekliğinde koruması olmayan raf gibi bir şeyin üzerindeydi. Biraz tehlikeliydi, hasarlı bir araba olduğu için dengesi de sorunluydu.

Kolektif bilinçaltında araba özgürlüktür. Çok vahşi bir yönü var. Ama aynı zamanda gezegeni en çok kirleten üç unsurdan biri. Le Corbusier, nesnelerden şiirsel tepkilerle söz etti, bir şeyi birincil faydasından uzaklaştırma fikri hoşuma gitti. Ford Mustang markalı bu arabayı hayatın sembolü olarak gördüm. Biz de onun üzerinde şarkılarımızı söylüyoruz. Çirkinliği güzelliğe dönüştürmek için bunu gerekli buluyorum. Bir yerlere çarpıp şekillerini bozulmuş nesnelere hep hayran kalmışımdır.

Bizim için önemli olan, boş ama tüm olasılıklara berrak mavi bir gökyüzünün olmasıydı. Bu araba maviyi geçiyor, ancak bakan kişi uçup gittiğini ya da düştüğünü bilmiyor…

Jean-Claude Van Damme ile Ultrareve parçanızda çalışamanızın perde arkası neydi?

O bizimle çalışmak istedi! Elbette biz de onunla. Ama iş birliği yapmak için doğru zemini bulmamız gerekti. “Korkma, hata yok” Şarkıdaki bu sözleri somutlaştırabilecek birini bulmamız gerekti. Bu cümle hepimizin her yerde karşısına çıkan mükemmellik yarışını durdurma dürtüsünü ifade ediyor. Elbette bizler hatalarının toplamından başka bir şey değiliz. Ama mesaj şu: İblislerinizi aynada kucaklamaya çalış. İnsanlar, işlerinde, aşklarında, evinde diğerlerine ve kendine çok sert davranıyor, dev yargılar birbirini çerçeveliyor.

Van Damme gibi bir ünlü bir simge, dünyayı bir düzine kez kurtaran ve dünyanın dört bir yanında posterleri olan bu adam bile kusurları olduğunu, her şeyin büyük bir oyun olduğunu söylüyor…

 

“Whole life is 30, 000 days/ And there’s a reason for your gnawed nails.” Şarkındaki bu sözler senin için ne ifade ediyor?

Hayatın sadece 30 bin gün olduğunu anladığında, ne kadar küçük olduğumuzu ve zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlıyorsun. İnsanın bu gezegende dengesini bulmak için hayatını en değerli yollarına adaması ne kadar büyük bir çaba. Çok fazla mutsuz insan görüyorum, yardım alarak uyuyan, işleri tarafından domine edilen… Toksik ilişki içinde olan pek çok insan var. Bu sözlerdeki mesaj da bir şeyleri değiştirmekten korkma, risk al.

İlham sınırsız diyorsun. Pandemide yeni yollar keşfettin mi?

Evet. Beden kafese kapandığında zihin yükselmenin bir yolunu bulur. Seyahat olanaklarımız bu nedenle sonsuz.

Bir renginiz var mı?

Bilmem, ben bir gökkuşağıyım.