Ahmet Yatğın

Davula getirdiği kavramsal yaklaşımlar ve rock, elektronik, caz gibi farklı türlerin ritimlerine olan teknik hakimiyetiyle dünyanın yetenekli ve özgün davulcuları arasına adını yazdıran
Mark Guiliana karşınızda. 7 Mayıs’ta PSM Caz Festivali kapsamında Zorlu PSM Studio‘da sahne alacak Guiliana ile kısacık bir sohbet imkanı yakaladık. Sizlerle paylaşıyoruz!

❏ Yeni albümünüz Beat Music! Beat Music! Beat Music!’in hazırlık sürecinden bahseder misiniz?
10 yıllık bir projenin kombinasyonu. Aynı zamanda bazı favori müzisyenlerimi barındıran bir topluluk. Yıllardır çalıyorduk ve bu projenin farklı formlar aldığı da oldu. Bence, projenin yıllar içinde yaptığı iş birliklerindeki en gerçekçi versiyonu bu. Tüm müzisyenler tam
anlamıyla kendilerini bestelere verdi ve onlara minnettarım.

mark guiliana

❏ Müzik türlerinin çeşitliliğine yorumunuz nedir?
Müzik türleri arasındaki geçişler artacaktır. Aslında ben müzik ve türler arasındaki bölünmeye inanmıyorum. Ben bir şeyleri birbirinden ayırmak yerine birleştirme taraftarıyım.

❏ Tırnak içinde, baterist olarak müzik bestelemek zor mu?
Bir baterist olarak şarkı bestelemek zor değil. Benim amacım her zaman önce müzisyen olmak ve bu da bateri çalınca oluyor. Bu şekilde yaklaşınca ve müziği ilk sıraya koyunca besteler doğal bir şekilde geliyor.

mark guiliana

David Bowie ile çalışmak nasıldı?
David Bowie ile çalışmak bir dönüm noktasıydı. Harika bir deneyimdi ve onun hakkında ne kadar iyi şey söylesem az. Çok kibar, cömert eğlenceli ve tam anlamıyla bir deha. Hayatımın geri kalanı boyunca bu deneyimi taşıyacağım.

❏ Müziğinize katkısı olduğunu düşündüğünüz isimler kim?
Bütün ilhamı almaya çalışıyorum ve işte tam bu sırada güzel şeyler meydana geliyor. Birkaç isim vermek çok zor John Coltrane, Bob Marley, Thich Nhat Hanh ve Hunter S. Thompson,
Jean-Michel Basquiat, Michael Jordan ve oğlumun oyuncaklarıyla oynayışından… Aslında ilham her yerde benim yaptığım sadece onu müziğe getirmek.