Ece ULUSUM
eulusum@hayhuy.co

Çağdaş cazın en kayda değer isimlerinden Madeleine Peyroux. Billie ‘Lady Day’ Holiday, Edith Piaf, Ella Fitzgerald gibi dev isimlerle kıyaslanan Peyroux; caz, blues, folk standartlarını ustalıkla yorumlamasının yanı sıra Bob Dylan, Leonard Cohen gibi isimlerin eserlerine de içten bir soluk getiriyor. Peyroux 2 Mayıs’ta Zorlu PSM’de sahnede olacak.

  • Caz müziğin geçmişinde sizi etkileyen ne oldu?

Caz ile bir kadın kendi gerçeğini paylaşabilir ve insanlara da duyurabilir. Bu beni en çok etkileyen şey. Bu yüzden caz şarkı söylemeye değer bir şey bulduğumu düşündüm. Şarkı söylemeyi zaten seviyordum, başkalarının söylememi isteyecekleri kadar iyi söylemek istiyordum ama caz ve blues’u keşfedene kadar başkalarının dinlemesi için bir sebebim olacağını düşünmüyordum.

  • Caz müzik çok güçlü bir tür, sınırları yok. Spotify verilerine göre sizi dinleyen ilk beş şehir sırasıyla Paris, Sao Paulo, Londra, İstanbul ve Amsterdam. Bambaşka ülkeler, kültürler… Bu çeşitli dinleyici kitlesine ulaşabildiğinizi görmek size neler düşündürüyor?

Bunu söylemeniz çok güzel. İstanbul’un ilk beşte olmasını beklemiyordum, harika bir haber! Evet, caz da kalpten gelen her şey gibi bir çok kültürü birbirine yaklaştırıyor. Bence bu müziğin ve sanatın doğasında var. Kişisel olarak; bu şehirlere giderek, oralarda çalarak hatta bazen oralarda yaşayarak bu dinleyici kitlelerine ulaştığımı düşünüyorum. Ama en önemlisi, paylaştığımız kalp ve ruhun bana dinleyici kitlemi verdiğine inanıyorum.

 

  • Caz müzikle özdeşleştiniz ancak sizi blues türüne daha çok yakıştıranlar var. Blues albümü gelir mi?

İsterdim. Bir sürü harika ve kaydetmekten çok keyif alabileceğim Bettie Smith şarkısı var. Ama bazen bu şarkıları çağdaşlaştırmanın bir yolunu bulamadığımı hissediyorum. Bazen tuhaf ve artık anlamı kalmayan bir şarkı sözü de olabiliyor, eskimiş bir kültürel perspektif de.

  • Bugün caz müziğin onlarca türü var; acid jazz, nu jazz, rap jazz, fusion… Farklı müzik türleri veya topluluklarıyla bir proje düşünüyor musunuz?

Sadece şarkı temelli modern caz aradığımı kabul ediyorum. Ve saydığınız türlerin çoğu anladığım bir şarkı formülüne sahip değil. Yani ne yazık ki doğrudan sözleri, iyi bir melodiyi ve temizce anlatılan bir hikayeyi kullanan bilindik yolu bırakmak için bir esin kaynağım yok.

  • La Javanaise parçasıyla Shape of Water film soundtrack’inde yer aldınız. Filmde kendi parçanızın yer aldığı sahneyi izlediğinizde ne hissettiniz? 

Yönetmen Del Toro’nun büyük bir hayranıydım zaten. Pan’ın Labirenti benim en sevdiğim filmlerden. Şarkımın filmin sevişme sahnesinde kullanılması muhteşemdi! Ayrıca filmde en sevdiğim sahne oldu. Tüm bu olay benim için harikaydı. Filmi izlediğimden beri şarkıyı her konserde söylüyorum ve filmden de her zaman bahsediyorum.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Madeleine Peyroux (@madeleinepeyroux)’in paylaştığı bir gönderi ()

  • En son kağıda neler yazdınız?

Tuhaf görünebilir ama gerçekten kalem ve kağıda ihtiyaç duyuyorum. Henüz bir saat önce bazı listeler hazırladım ve kuskuslu bir ev yapımı tarif yazdım.

  • İstanbul’daki konserinizde bizi neler bekliyor?

İstanbul’a harika müzisyenlerden oluşan bir quartet ile geleceğim ve hem en son çıkan kayıtlardan hem de birçok eski parçalardan çalacağız. Bazen samimi, bazen heyecanlı ve farklı tarzlarla zengin olan gösterimiz o anda olduğunuz için harika hissetmenizi amaçlıyor! Röportaj için teşekkürler!