Zeynep TOKER

Melankolik şarkılarıyla tanıdığımız Gökcan Sanlıman, yeterince melankolik şarkısı olduğunu ve bu yüzden önümüzdeki dönem için çalışmalarının daha pozitif duygular içereceğini dile getirdi. Son albümü Loş Bir Sokakta’yı dinleyicisiyle buluşturan Sanlıman, daha önce yayınlanmış olan bazı şarkılarının live hallerini Gökcan Sanlıman Live albümü adıyla şubat ayında yayınlayacağını müjdeledi.

ο 5 yılın ardından Loş Bir Sokakta albümü ile dinleyicilerinizle buluştunuz. Herkesin bu kadar seri üretim yaptığı bir ortamda bir albüm çıkarmak için 5 yıl uzun bir süre değil mi? Bu kadar beklemenizin özel bir nedeni var mı?

Loş Bir Sokakta bir önceki albümümden beş yıl sonra yayınlandı. Bu süreçte yaklaşık beş tane single, üç dört tane düet çalışmam oldu. Konserlerim devam etti. Yoğun olarak geçirdiğim için kendimi inaktif hissetmedim.

ο Albümde tema olarak kendi yaşanmış hikayelerinizi anlatıyorsunuz. Bu beş yıl içerisinde neler yaşadınız? Albümdeki şarkılar hangi duygulardan, ruh hallerinden ortaya çıktı?

Evet, bence bir şarkı yazarının eserinde kendisini yansıtması gerekiyor. Tabii ki başka hikayelerden veya başkalarının duygulardan esinleniyorum ama günün sonunda beğendiğim sözler hep kendi ruh hallerimi anlatan şeylerden oluyor. Başkalarının ruh halleri üzerimde iyi durmuyor. Genelde melankoliden yola çıkarak yazıyorum. Tespitiniz çok doğru. Fakat bu durum yavaş yavaş değişmeye başladı. Kendi şarkılarımın içinde boğuluyorum gibi hissediyorum bazen. Bu albümde de dikkatinizi çekeceği gibi hem BPM olarak daha yüksek şarkılar var hem de anlatım olarak daha pozitif şarkılar yer alıyor. Yeterince melankolik şarkımın olduğunu düşünüyorum. Repertuvarımı artık pozitif duygularla süslemek istiyorum, o şekilde de devam edeceğim. Yeni albümlerimde bir veya iki balad şarkı olur, gerisi daha hareketli şarkılardan oluşur. Yeni çalışmalarımda daha aydınlık şarkılar olacak. Bu açıdan değiştim diyebilirim.

ο Albümde vokal koçu olarak Doğan Duru ile birlikte çalıştınız. Çalışmalar nasıl geçti?

Doğan ile çok tesadüfen bir araya geldik. İkimizde Cihangir’de oturuyoruz, bir pazar günü uzaktan gördüm kendisini. Bir albüm kaydına gireceğiz diye anlattım durumu. Önceden tanıyordum kendisini. Redd’i de çok severim bu arada hem şarkılarını hem de sözlerini. Saygı duyduğum ve Türkiye’de önemli gördüğüm bir gruptur. “Bana yardımcı olur musun?” diye rica ettim kendisinden, vokalimde yeni bir şeyler arıyorum diye bahsettim. Eski ekolden devam etmek istemiyordum, şarkıları daha temiz söylemek ve notalara daha doğru basmak istiyordum. Bunun için en doğru insan Doğan’dı. Kendisinin hem bir opera geçmişi var hem de çok iyi bir solist ve şan konusunda da çok bilgili. Çalışmamda çok yardımcı oldu bana, ona çok minnettarım. İyi ki hayatımda, çok önemli biri benim için.

ο Bi T-Shirt Bi Kot klibinizin altında “Şarkı çok başarılı, anca klip çok basit ve yavan durmuş”, “Kız tam ezberleyememiş şarkıyı” gibi yorumlar yer alıyor. Bu yorumlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce de klip şarkıya göre daha mı geri planda kalıyor?

Özellikle öyle yaptım o klibi. Yeterince prodüksiyonlu kliplerim var. Yaklaşık yirmi tane prodüksiyonu, seti ve yönetmeni özel olarak organize edilmiş kliplerim oldu. Bu klibimde ise şarkıyı doğal bir şekilde bir hayranımla çekme fikrini bana Kemal Başbuğ verdi. Klipte yer alacağımdan kızın haberi yoktu. Terbiyesizlik yaparak “Çok yavan durmuş” dedikleri kızımız aslında çok cici ve tatlı bir kız. Bence çok güzel bir klip oldu. Şarkıyı da iyi taşıyor. Bir klibin şarkının önüne geçmemesi zaten çok önemli. Ben bir şarkı yazarı olarak şarkımın konuşulmasını daha çok tercih ederim. Yorumlara da gülüyorum. Özgür bir piyasa isteyen istediğini yapabilir.

ο Gece Yarısı Benim Adım parçanızın hikayesi nedir? Oldukça melankoli içeren sözlere sahip.

İsminden de anlaşılacağı gibi gece yarısı yazdığım bir şarkı. Her zaman bir gece şarkım olsun istiyordum. Bu albümü yaptığım dönemde de daha çok geceleri yaşıyordum, kendi başlığından çıktı aslında bu şarkım. Gece Yarısı Benim Adım söylemi geldi aklıma ve ben bu söylemi çok beğendim. Beni özetleyen bir söylem tam olarak. Melankoliyi de sevdiğim için bir şarkıya başlamak için güzel bir cümle oldu. Ardından bu şarkının altını yaşadıklarımla doldurmaya başladım. Çalışma stilim şu şekilde. Fikirlerimi biriktiriyorum, aklıma gelen şeyleri zamana bırakmadan not alıyorum. Gece Yarısı Benim Adım ismine kadar biriktirdiğim hikayelerimden oluştu. Biraz mükemmeliyetçiyim, her yazdığım şeyi şarkı zannetmiyorum. Çoğu zaman ilk yaptığım halini hiçbir zaman paylaşmıyorum bile, üçüncü veya dördüncü halleri oluyor yayınladıklarım. Özel şarkılardan biri oldu benim için. Çünkü kendimi çok iyi anlattım, ruh halimi çok iyi anlattığımı ve akılda kalıcı bir şarkı olduğunu düşünüyorum. Aldığım tepkiler de hep bu yönde.

ο Şarkı sözlerinizde genel olarak bi’ kavuşamama, yalnızlık hali söz konusu. Kendinizi neden böyle konumlandırıyorsunuz?

Bu çok sık karşılaştığım bir soru. Yalnızlık ve sıkıntıyı aynı kümeye koymak istiyorum. İnsan ne yapıyorsa zaten sıkıntıdan yapıyor. İnsan yalnızlıkta sıkıntıya çok meraklı olduğu için yalnızken ben de genelde müzik ile uğraşıyorum. Şarkılarım genelde yalnız olduğum ruh hallerimi anlatıyor. Bu arada kavuşamama hikayelerine de gelirsem, insan zaten ulaştığı bir şeyin değerini zaman geçtikçe kaybediyor. Ulaşamadığınız şeyler hayatta hep daha çok değerli kalıyor. Onu hayallerinde süslüyorsun, onun için hep bambaşka bir pozisyon yaratıyorsun. Bu sadece ilişki konusunda değil bütün her şeyde böyle, duygusal ve reel hayatımda da böyle. Bu yüzden zaten imkânsız aşk denilen konsept bana hep ilginç gelmiştir. Elde edemediğimiz bir şeyin hayalini daha çok iyi kuruyorsunuz ve o sizi daha çok etkiliyor. Bu bilerek yaptığım bir şey değil. Mutsuzken aslında daha çok üretken oluyorum.

 ο En büyük hedefinizin iyi bir şarkı yazarı olmak olduğunu söylüyorsunuz. Peki iyi bir şarkı yazarı nasıl olunur? Çok fazla şarkı sözü yazmak, yayınlanan parçaların çok fazla tık alması ya da iyi yorumlar yazılması… Bunlar kıstası belirler mi?

Tıklamalara ve yorumlara fazla aldırmıyorum. Manipüle edilen mecralar bunlar. Belli bir para karşılığında hem tıklanma hem de yorum satın alabiliyorsunuz. O yüzden az tıklanmış şarkılar bence daha gerçek oluyor. Son zamanlarda da hoşuma giden tüm şarkıların milyonlarca tık alan şarkılar olmadığını biliyorum. Kaliteyi ölçeceğiniz referansı doğru belirlemeniz gerekiyor, çoğunluğun sevdiği şeylerin iyi olması gibi bir kural yok bu hayatta. Az olan şeyler daha değerlidir bence. O yüzden kıstaslarımı estetik olarak belirliyorum hayatımda. Sanatta simetri önemlidir benim için. Bir duygumu uyaran bir şarkı mı yoksa çok dinlenen bir şarkı mı diye seçim yapacak olursam duygularıma hitap eden şarkıyı tercih ederim. En büyük hedefim iyi bir şarkı yazarı olmak. Bunun için de çok fazla gezmeniz, çok fazla insan tanımanız, güven alanınızın rahatlığına sığmamanız gerekiyor. Çok fazla yazmanız lazım, ilham perisini beklememeniz gerekir bence. Orhan Pamuk mesela her gün sabah 09.00’da daktilosunun başına otururmuş. Bunu bir iş gibi mesai harcayarak yapmak lazım. İyi bir şarkı yazarı olmak için bunlara ihtiyaç var.

ο Önümüzdeki dönem için bizi neler bekliyor?

On senelik kariyerimdeki dört albümümden seçtiğim şarkıların bulunduğu bir albüm yapıyorum şu an. Sahnede çaldığım versiyonlar olacak ve Gökcan Sanlıman Live ismiyle şubat ayında yayınlanacak. Dinleyiciler albümdeki şarkılarımın sahnelerimdeki live hallerini dinleyecekler. Yaz mevsimine uygun birkaç şarkı var elimde. Sizin de dikkatinizi çektiği gibi şu zamana kadar hep melankoli ile flört ediyordum ama artık eğlenceli ve hareketli tarafı çok sevdim. Biraz eğlence ve pozitiflik istiyorum hayatımda. Yaz dönemi için iki üç tane sağlam şarkı yapmaya çalışacağım. Konserlerim devam ediyor. Albüm çok yeni, onun dönüşlerini yeni yeni alıyorum. Dönüşlere göre kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Uzun vadede de hedefim hatırlanan bir şarkı yazarı olmak.