Zeynep TOKER

Son single çalışması Dawn ile karanlık günlerin geride kaldığını, güneşin doğuşuna biraz daha yaklaştığımızı söyleyen Çağrı Sertel, sahnede kendini elinden geldiğince özgür bırakmaya çalıştığı dile getirdi. Yaratmış olduğu Multiverse evreni ile dinleyicilerin kendini akışa bıraktığı bir dünya sunmayı hedefleyen müzisyen, tüm detayları Back on Stage’e anlattı.

ο Son iki seneye baktığımızda tüm insanlık için zor olan bir süreçten geçtik ve geçmeye de devam ediyoruz. Buna ek olarak Türkiye’deki gündem de hiç durulmadı, müzisyenlere ve eğlence sektörüne yönelik yeni düzenlemeler de ortada… Tüm bu olumsuzlukların içerisinde durmaksızın üretime devam ettiniz. Gerekli motivasyonu nasıl sağladınız? Kendinize nasıl bir çalışma disiplini oluşturdunuz?

Kaos içinde iki seçeneğiniz olur genelde ya kendinizi girdabın içine bırakırsınız ya da bırakmayıp hayatta kalmaya çalışırsınız. Ben ikincisini tercih ettim. Bunu yapabilmemi sağlayan şey de mesleğim elbette. Üretmek beni hep mutlu etti, heyecanlandırdı, hayal kurabilmemi sağladı. Kısacası her zaman iyi hissettirdi, bu yüzden buna sarıldım çünkü bunca limitsiz kötülüğün ve umutsuzluğun içinde kaybolup gitmek istemedim. Hayatta kalabilmeyi gerektiren şartlar fizyolojik olduğu kadar psikolojik de. Elimden geldiğince bir şeyler üretip paylaşabilmek beni hayatta ve motive tutuyor.

ο Gerek kendi yaptığınız müzikte gerekse içerisinde bulunduğunuz projelerde farklı tarzları deneyimliyorsunuz. Bu farklılıklardan nasıl besleniyorsunuz, üretim aşamasını ne derece etkiliyor?

Müziğe tek bir tarz veya belirli bir olgu olarak bakmamayı her zaman mottom edindim. Çünkü müzik üretmek istiyorsanız böyle sınırlardan kendinizi kurtarmalısınız, sound içinde transparan olmalısınız ki üretiminizden organik bir dünya çıksın.

ο Müzik üretirken ilham aldığınız başka sanat dalları var mı?

Tüm görsel sanatlar diyebilirim. Özellikle teknolojiyle birlikte artık limit sadece sanatçının hayal gücü olduğundan dolayı şahane işler yapılıyor.

ο Sahnede tamamen kendini müziğe adamış bir Çağrı Sertel görüyoruz. O anlarda neler düşünüyorsunuz, o coşku nasıl çıkıyor? Kendinizi tamamen müziğe mi bırakıyorsunuz yoksa bir yandan dinleyici reaksiyonlarını da ölçebiliyor musunuz?

Sahnede kendimi elimden geldiğince özgür bırakmaya çalışıyorum. Bir konserin olacağı günde o sahne saatine gelene kadar bile hayat gayet sert bir şekilde akıyor biliyorsunuz. Biz sanatçıyız diye bohem bir hayat yaşamıyoruz. Ülke gündeminden geçim derdine her şey bir arada bir psikolojiyle, bir de üstüne sahneye çıkıp bu kafayı özgür bırakmaya gayret ediyoruz, en azından ben böyle yapmaya uğraşıyorum. Kendi adıma konuşmak gerekirse, ben ne kadar kendimi bırakırsam seyirciyle olan paylaşımımız bir o kadar yüksek oluyor. Dinleyici reaksiyonunu ölçümlemiyorum ama dinleyicinin mutluluğu sahne performansına çok yansıyan şahane bir şey. Ben kendi adıma seyircinin mutluluğuna çok önem veriyorum. Bunu böyle sürekli bir tarama gibi değil de gayet organik bir elektrik alışverişiyle hissediyorum. Bu da o an olan müziğin paylaşımını zirveye taşıyor. Bunu her zaman söylerim seyirci bir sanatçının en kıymetli enstrümanıdır…

ο Oluşturduğunuz Multiverse evreni neleri kapsıyor? Çağrı Sertel bu evrenle dinleyicilerine neler sunmayı hedefliyor?

Multiverse, dinleyicinin “Bu elektronik mi akustik mi?” gibi şeyler düşünmeksizin geniş bir hayal gücü içerisinde, müziğin akışıyla dans ederken anda olanlar içinde kendini akışa bıraktığı bir dünya sunmayı hedefliyor.

ο Multiverse parçaları Tepemsultan ve Devran dikkat çeken kapak görsellerine sahip. Bu evrenin yansımalarını gördüğümüz tasarımlar kimin tarafından gerçekleştirdi? Tasarım fikirlere size mi ait?

Fikirler naçizane bana ait ama sevgili Berke Vargün sayesinde muazzam görsellere dönüştüler. Kendisine sevgilerimi göndermek isterim buradan.

ο Son albümünüz Burada Buysa Budur’un isminin hikayesi nedir?

Pandemi içinde yapttığım parçalardan oluşan bir albüm oldu diyebilirim. Bana iyi hissettiren sesleri bir araya getirdiğim bir albüm.

ο Dawn parçanızın tanıtım metninde parçanın hepimize yeni yıldan ve kendimizden beklentilerini hatırlatacağı, karanlık günlerin geride kaldığını, güneşin doğuşuna biraz daha yaklaştığımızı hissettireceği yazıyor. Peki parçayı yapmaya başladığınızda nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunuzu net bir şekilde hatırlıyor musunuz? Parçada hangi duyguların yansımasını dinliyoruz?

Dawn’ı karanlık ve kasvetli bir havada kaydettim açıkçası. Genel olarak hem kendime hem de dinleyene iyi hissettirmesini umut vermesini istediğim bir sesler çıkarmaktı dileğim. Umarım becerebilmişimdir.

ο Sonic Boom ile yeni parçalar geleceğinin müjdesini aldık. EP ya da single ile mi dinleyicilerinizle buluşacaksınız? Parçaların çıkış tarihi belli mi?

Single geliyor hem de ne geliyor! Henüz bir çıkış tarihi belirlemedik ama çok yakında duyururuz.

ο Önümüzdeki dönemde müzikseverleri neler bekliyor? Yeni bir proje haberi var mı?

Buna şöyle cevap vereyim, üretebildiğim sürece sıkça yeni haberlere ses çıkarmaya devam edeceğim… Hayata geçmeyip bekleyen çokça proje var ama her şey sırayla tabii.