Hakan VAROL
Caz müzik zordur, Türkçe caz daha zordur. Bunu başarabilen ender isimlerden Ceren Gündoğdu yeni çalışması Ben Hep Seni Sevdim ile tekrar dinleyicisi ile buluştu. Ruhunun iç ritmini şarkılarına ve oyunculuğuna aktaran Ceren Gündoğdu ile oyunculuğunu, şarkılarını ve sunuculuğunu konuştuk. Son parçasının tanımını da şu sıra dışı sözlerle ile tamamladı: “Bağıra çağıra sevmek yerine; gizliden, derinden, sabırla ve her şeye rağmen sevmeyi bilenlerin şarkısı Hep Seni Sevdim”
❏ Müzik kariyerinizde klişe olacak ama yavaş ancak emin adımlarla ilerliyorsunuz. Bu alınan bir karar mı hayat mı böyle şekillendiriyor?
Dünyaya gözlerimi açtığım evin salonunda hem piyano hem bağlama vardı. Yani hayat beni müzik eşliğinde karşıladı ve kucakladı aslında. Ben de bu doğal akışı bozmadan devam ettim yoluma; içimi dinlemeye, sevdiğim şarkıları söylemeye ve yazmaya devam ediyorum kendimi bildim bileli çünkü kariyerden öte uyumak ve nefes almak gibi yaşamımın temel parçası benim için şarkı söylemek, böyle de akıp gidiyor hayat.
❏ İstanbullu Gelin dizisinde ara ara sesinize şahitlik ettik, geri dönüşümü nasıl oldu bu projenin?
İstanbullu Gelin çok sevilen, izleyici tarafından çok benimsenen bir proje oldu. Bunun en büyük sebebi de temelinde sıcacık bir aile hikayesi yatıyor olması bence. Bu kadar ilgi gören bir projenin içinde şarkı söylemek insanlarla temas etmenin en güzel yollarından biri oldu benim için. 2. Bölümde söylediğim tek bir şarkı için hala bugün bile güzel mesajlar alıyorum. Bu tam olarak müziğin büyüsü işte, ne mutlu ki bir şekilde hem hafızada hem kalpte yer açıyor bize!
❏ Diğer yandan tv ve oyunculuk hayatınız da devam ediyor? Özellikle Damdaki Kemancı projesi çok heyecan verici. Müziğin dışındaki bu projelerinizden bahseder misiniz?
Müziğin ve tiyatronun birleşimiyle bir hikaye anlatmak çocukluk yıllarımdan beri bana çok büyülü geliyordu. Ardından İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzikal Tiyatro bölümünden mezun oldum. Kendi şarkılarını yazıp söyleyen biri olarak tek derdim hikaye anlatmak aslında şarkılarda ve sahnede. Broadway müzikalleri de müzikle hikaye anlatımının en güzel örneklerini oluşturuyor ve bu noktada bana oldum olası yol gösteriyorlar diyebilirim. Zaten oyunculuk yaptığım projelerin hepsi tam kalbine müziği yerleştirmiş projelerdi.
Daha önce İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda yine bir Broadway müzikalinde başrol olarak görev yaptım. Dizi macerası da şarkı söylediğim bir karakterin etrafında şekillendi… Damdaki Kemancı müzikali ise oldum olası en sevdiğim müzikallerden biriydi, böyle bir projenin bana gelmesi sanki evrene gönderdiğim enerjinin ve dileklerin geri dönüşü gibi oldu. Sonbaharda 3. sezonumuzla Zorlu PSM’de oynamaya devam ediyor olacağız. Müzikal yapmaya her zaman da devam etmek istiyorum, zaten ilgi gittikçe artıyor bence daha fazla müzikalin sahnelendiğini görmeye başlayacağız ilerleyen zamanlarda da.
❏ Son klibiniz ve parçanız adeta su gibi akıyor. Bu ritmi nasıl yakalıyorsunuz?
Çok çok teşekkür ederim. Bir akşam evde, kendimi bir anda şarkıyı yazarken bulduğumu hatırlıyorum. Sanki bir şeyler beni bir anda oturduğum yerden kaldırıp piyano başına sürüklemişti. Niyetim cidden filmleştirmek değil, hikayeyi! En kısa zamanda yazıp tamamladığım şarkı oldu diyebilirim, sadece içimi dinlemeye odaklanabildiğim bir anıma denk geldi demek! Bir de benim için güzel müzik dinlemeye vakit ayırmak çok önemli. Güzel şarkılar ve şarkıcılar keşfetmek için mesai harcıyorum, yani şarkılar bir anda ortaya çıkıyor olsalar da öncesinde insanın kendini beslediği uzun bir zaman dilimi var aslında.
❏ Ben Hep Seni Sevdim‘i “Bağıra çağıra sevmek yerine; gizliden, derinden, sabırla ve her şeye rağmen sevmeyi bilenlerin şarkısı” diye tanımlıyorsunuz. Bu kavram bana platonik aşkı hatırlatıyor, yanılıyor muyum?
Bu sözün altındaki mesajı sizden daha net öğrenmek istiyorum? ‘Yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi’ demiş ya Nazım… Biraz o misal. Platonik aşk da diyebiliriz buna, ya da platonik olmayan karşılıklı duyguları barındırsa da yaşanamayan bir aşk da diyebiliriz. Dinleyenlere bırakıyorum yorumu… Bana ise, aşk’ı yaşamak kadar değerli geliyor aşk’ı hissedebilmek ve içinde koruyabilmek, bu sözün altında yatan hissiyatım da tam olarak bu.
❏ Daha önce Zorlu PSM’de konseriniz vardı bundan sonra konser programınız var ise paylaşır mısınız?
Yeni sezonda Zorlu PSM’de konser yapmayı planlıyoruz, tarihleri sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyor olacağım. Sonbaharla beraber de konser takvimimiz yoğunlaşacak çünkü hem yaz bitmeden hem de Eylül’de iki yeni single daha yayınlayacağız. Şu an biraz şarkıların kayıtlarına ve aranjelerine yoğunlaştık dolayısıyla. Önümüzdeki en yakın konser ise haziran sonunda Datça Tiyatro Festivali’nde olacak.
95 bin
Geçen ayki Spotify dinleyici sayısı