Gizem Ertürk

Yepyeni Suitcase albümü Sustukça Unutuyorum için 9 yıl sonra stüdyoya giren Deniz Özberk ve Benim Her Şeyim Tamam düeti için birlikte stüdyoya girdikleri Özge Fışkın ile
Kadıköy Harems Stüdyosu‘nda buluştuk. Hem düetin kayıt hikayesini hem de stüdyo alışkanlıklarını kendilerinden dinledik.

Özberk şöyle anlatıyor: “Albüm logic ile kaydedildi. Şarkılar demo aşamasındayken tamamen analog bir kayıt ve bolca gitar vardı kafamızda… Ama kayıt için stüdyoya girdiğimizde elimizin altında bir sürü teknolojik imkan ve synth klavyeler olduğunu görünce ben stüdyoda şarkıları tekrar düzenlemeye başladım. Amacım hem daha modern bir duyum sağlamak hem de vakit kazanmaktı, ki öyle de oldu… Aslında bir synth-pop albüm yapma fikri kayıtlar başladıktan sonra ortaya çıktı. Yalnız albümün genel sound’unun aksine vokallerde daha yalın bir analog duyum tercih ettik. Bunun sebebi de şarkıların ruhundan uzaklaşmamaktı.”

Alternatif müziğin sevilen grubu Suitcase’in solisti Deniz Özberk, 9 yıl aranın ardından yeni albümü Sustukça Unutuyorum’un kayıtları için stüdyoya girişini işte bu cümlelerle anlatıyor. Özge Fışkın ile birlikte seslendirdikleri ‘Benim Her Şeyim Tamam‘ düetini ise 1 saatte kaydetmişler. “Şarkıyı 2015 yılında bestelemiştim, daha yazarken bir kadın sesi duyuyordum. Özge’ye teklif etmenin ertesi günü stüdyoda buluştuk. Şarkı hakkında hiçbir şey bilmemesine rağmen benden üç kat güzel okudu. Nasıl oldu anlamadım.”

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Man in a SUITCASE 🛄 (@denizozberk)’in paylaştığı bir gönderi ()

Özge Fışkın da bu düetten son derece memnun olduğunu ve çok severek söylediğini belirtiyor ve ekliyor, “Hikaye, Deniz’in söylediği gibi cereyan etti ama daha fazla vakit olsaydı, daha çok çalışsaydım dediğim anlar oldu. Bence en önemli şey hissetmek” diyor. Her ikisi de stüdyoda gündüz çalışmanın daha verimli olduğunu düşünüyor. Özberk; şarkının aranjesi, kompozisyonu için gece çalışmanın mantıklı olabileceğini düşünse de, vokal performansı için en doğru zamanın öğleden sonra olduğunu söylüyor. Özge Fışkın ise sesin en açıldığı zaman dilimi 11.00-12.00 civarı stüdyoya girerek akşam 18.00 gibi bitirmenin doğru olduğuna inanıyor. Canlı performans ile stüdyoda kaydedilen şarkının enerjisinin eşit olması gerektiğini düşünen Fışkın, “Kulaklıkları takıp gayet mekanik bir ortamda o duyguyu verebilmek zor. Tecrübe ve teknik önemli ama bence bütün olay psikolojik” diyor.

Yıllardır stüdyoya giren ve sahne alan bir müzisyen olarak hâlâ sahne performansının stüdyodan daha iyi olduğunu düşünüyor. Deniz Özberk ise sahnede iyi performans edemedikten sonra stüdyoda kaydettiğiniz mükemmel kayıtın hiçbir değeri olmadığı görüşünde…