Ece Ulusum
@eceulusum

Müziğini duyar duymaz kayıtsız kalamadığım, beni hem sözleriyle hem de sound’uyla içine çeken bir müzisyen Brek. Dergide onu dinlerken hepimizin aklına trajikomik bir dünyanın son günü senaryosu geliyor…

Geçen yıl teklilerin ardından Mikrodalga Sörfü ve İngilizce albümü TV Juice‘yle karşımıza çıktı. Bu yıl da ÖLÜPOP‘u yayımladı. Farklı sesleri sentezlediği, şarkı sözlerinin kendisinin de söz ettiği gibi kara mizah ögelerinin yer aldığı bir albüm. BoS’un favorilerinden. Bolca sahne performansı dilediğimiz Brek sorularımızı yanıtladı.

  • Bu albüm kişisel sancılarından doğan bir albüm mü? Karanlık hislerinin dışa vurması mı?

Aksini çok mümkün görmüyorum açıkçası. Kendi aptallıklarım ile barışmaya çalıştığım, en azından ona sırtımı dönmediğim bir albüm oldu ÖLÜPOP. Karanlık sözcüğü çok üstüme yapıştı bu sürede ama üslubun alaycılığının üzerinden atlamayalım isterim hemen.

  • Albüm kapakların çok güzel gerçekten. Karar verme ve hazırlanma süreci nasıl oldu?

Teşekkür ederim. Hissine ve gözüne güvendiğim arkadaşlarıma derdimi anlattıktan sonra koşulsuz şartsız teslim oldum diyebilirim. Mertcan Mertbilek’e buradan teşekkür ediyorum.

  • Prodüktör bakış açısına sahip olmak müzikal kariyerinde kararlarını nasıl etkiledi?

Tüm kompozisyon, kayıt ve prodüksiyon sürecini son derece öznel bir noktaya çekebilmemi sağladı diyebilirim. Tabii ki bu derece öznel bir yerden yaklaşmak, daha objektif kararlar verebilmemi de engelliyor. Ama olsun, bu benim oyunum.

  • Parçalarında 8-bit sound’lar da var yanılmıyorsak çan sesi de var. Doğal ortam sesleri kullanıyor musun? Sürekli yeni ses arayışında olan müzisyenlerden misin?

Sürekli yeni ses arayışında olduğum söylenemez. Arayışında olduğum şeyler metodun kendisinden ziyade, o metodun hizmet ettiği resimler oluyor genelde. Hayal ettiğim sesleri bulamazsam, sentezlemeye çalışırım. Bugüne kadar doğal ortam sesleri (Eğer kastımız ambiyans sesler ise) pek kullanmadım.

  • Albüm isimlerine karar verme sürecin nasıl oluyor? ÖLÜPOP ismine nasıl karar verdin?

Bir anda aklıma düşüveriyor albüm ismi, çok uzun bir arayış olmuyor. ÖLÜPOP da öyle oldu. Ne dersek diyelim, yaptığım şarkılar pop formunda. Alışılagelmiş bir tarafı var. İçerikte de bolca ölüm mizahı yaptım. Çok basit bir matematikle ikisi bir araya geldi. Yeterince kışkırtıcı olduğunu düşündüm.

  • Dünyanın son günleri, apokaliptik bir evrenin sound’u ve şarkıları diye bir liste olsa ÖLÜPOP’u kesinlikle listeye alırdık. Sen ne dersin, öyle bir havası var mı albümün?

Neden olmasın, başka neler/kimler olurdu listenizde acaba? Heyecanla playlist’inizi bekliyorum.

  • Bir röportajında albümünü geceleyin bir gül bahçesine benzetiyorsun. Aynı isimde Spotify’da bir playlist’in var. Gece gül bahçesi senin için neyi ifade ediyor, hangi duygulara karşılık geliyor?

Gül, tıpkı ölüm gibi güçlü bir imge. Romantik. Gül ile aşkı da selamlayabilirsiniz ölümü de. Kişisel olarak, çocukluğumla doğrudan bağlı noktaları var. Geceleyin, ay ışığı altında, bir gülbahçesinde tek başına yürümek benim hayatımın bu döneminde sahiplendiğim estetik algının merkezine tekabül ediyor.

  • Brek senin ürettiğin bir kimlik, Berk kimliğinle örtüşüyor mu yoksa çatışmalar oluyor mu?

Berk diye bir şeyden bahsedemem.

  • İngilizce parçalar yapacak mısın yoksa Türkçe mi devam edeceksin?

İki dilde de parçalar yaparım diye düşünüyorum.

  • Sahne performansına ekleyeceklerin olacak mı? Dekor, ışık tasarımı, kostüm vs…

Zaten bu olabildiğince üstünde durduğum bir konu. Sahnede gerçek bir insan gibi hissetmiyorum, bunu destekleyecek her türlü öğeyi de oraya taşımaya çalışıyorum.

  • Yazın neler olacak?

Yazın Ege ve Akdeniz’i gözümle görebildiğim sahnelerde müzik yapmak istiyorum ama henüz somut bir gelişme yok.

69.000
Spotify’da geçtiğimiz ay aylık dinleyici sayısı