Zeynep BEŞERLER

Teknoloji gelişiyor, her geçen gün farklı bir icat veya akıllı telefonlarımıza indirdiğimiz yeni uygulamalarla kendimizi günden güne güncelliyoruz. Bu güncelleme her ne kadar güzel olsa da, eski alışkanlıkları bırakmak zor oluyor. Örnek vermek gerekirse evimde bir kutu dolusu kasetim var… Küçükken çok anlamaz, kurşun kalemimi içlerine takıp ileri-geri oynar o siyah bantı çeker dururdum. Zamanla onun farklı bir amacı olduğunu öğrendiğimde de daha çok sevmeye başlamıştım. Kasetle çoğu kişi böyle tanışmıştır. Çocukların en sevdiği oyun araçlarından biridir desek yeri sanırım. Sahi ne oldu şimdi o kasetlere? Evinde plak veya CD toplayıcılığı yapan çok insan var peki neden kasetler retro olarak görüldüğü halde değer verilmedi?

1880’li yıllarda hayatımıza giren plak, müzik endüstrisinin kalbinde olmayı başardı. Kendi içinde teknolojik değişimler yaşasa bile, uzun seneler boyunca hatta günümüzde de dinlenip, özenle saklanıyor. 1980’li yıllarda ise dönemin yeni kuşaklarından müzisyenler çıkmaya başlayınca, haliyle plak üretimi de azalıyor. Ee pahalı o zamanlar, herkes  erişemiyor. İşte tam o sırada kasetler giriyor hayatımıza. Walkman’le birlikte çevremize hava atmak, cool görünmek için dikkat çekici yöntemlerin başında geliyordu. Evde, arabada, minibüste her yerde dinledik kasetleri…
Tekrar tekrar doldurulup geri dönüştürülebiliyordu. Özenle doldurarak sevdiklerinize, akrabalarınıza veya çevrenize hediye edebiliyordunuz. 90’lı yılların sonuna kadar popülerliğini sürdüren kasetler artık yok oldu. Kasetle beraber ona can veren teypler bile üretilmiyor artık. Kütahya’da yaşayan Şükrü Uçak ise tam 38 yıldır kaset satmaya devam ediyor. Deyim yerindeyse kasetin henüz düşmeyen son kalelerinden biri olarak görülüyor.

‘İş beni bırakmıyor ki’
Kütahya’nın Cumhuriyet Caddesi Dönenler Meydanı’ndaki dükkanında yıllardır kaset satan 72 yaşındaki Şükrü Uçak, mesleğine 1981 yılında başlıyor, çağa direniyor. “Birkaç büyüğüm sayesinde bu sektöre girdim. İlk başladığım zamanlar plak vardı. Zamanla yerel sanatçıların albümlerini yaptım. Süleyman Oruç, Zeynel Sağ, Şahin Çağlar gibi sanatçıların
albümlerini yaptım. Bu işte başarılı olduk. Ege bölgesinde ve İstanbul’da artık piyasa bizi tanıyordu.” diyor Uçak. Kaset döneminin CD’ye göre daha uzun sürdüğünü dile getiriyor. Günümüzde yeni nesil cep telefonuyla müziğe, filme her şeye ulaşabiliyor. Sektör bitti zaten, son demlerini yaşıyor diye anlatıyor Uçak.

Eskiden günde 15-20 kaset satışı yaparken, şimdi ayda yılda bir satış yapıyor. Elinde binlerce kişinin kaseti olan Uçak, işi bırakmak istiyor ama elindeki kasetlerin çöpe gitmesini, heba olmasını istemiyor. Bu işten para kazanmak derdinde olmayan Uçak, bunun kendisi için bir tutku olduğunu ama bu kültürü diri tutmak, yaşatmak amacıyla direndiğini söylüyor. Arşivini çok da paylaşmak istemeyen Uçak, bu işi bırakmak istese de “İş beni bırakmıyor.” diyor. Ne diyelim, böyle sağlam kalelerimiz oldukça sırtımız yere gelmez. Eskiler sadece retro değil, hepsinde birer yaşanmışlık ve hikayesi var, kıymetini bilmeliyiz…