Zeynep BEŞERLER

Amerikalı alternatif rock grubu Third Eye Blind, geçen ay Kids Are Coming teklilerini yayınladı. Hayranları epeydir albüm bekliyordu. Derken sonunda altıncı stüdyo albümleri Screamer geldi. 12 şarkılık, bir iç dökme albümü de denebilir…

Thrid Eye Blind, 1997’de çıkardıkları Semi-Charmed Life’la listelere girerek birden popüler oldu. Aslında birçok şarkıları olmasına rağmen bugün Spotify’da 4 milyonun üzerinde aylık dinleyicisi olan grubun en çok dinlenen şarkısı hâlâ Semi-Charmed Life… Belki yeni albümlerindeki şarkılarla bu listeyi tazelerler. Grup müzik dışında, iç ilişkilerinde epey  sorun yaşadığı için aynı istikrarla gidemedi, sürekli üye değişikliği oldu. Hatta 2000’lerin başında müziğe ara verdiler. 2009 yılında dördüncü stüdyo albümleri Ursa Major ile döndüler… Ancak onları eskisi gibi popülerleştirense Jumper parçalarını Yes Man filminde Jim Carrey’in çalıp seslendirmesi oldu.

‘BASİT BİR GİTAR RİTMİYDİ’

Aralıksız konser vermeye devam etseler de beşinci albümleri Dopemine pek tutmadı. Ancak bu sefer Screamer’dan eminler zira albüm için “Eski sound’larımızdan izler taşısa da EDM ve pop tınıları da hakim yani günceliz” diyor. Grubun vokali ve şarkı sözü yazarı Stephan Jenkins’e ulaştık. Yeni albümlerinin çıkış hikayesini şöyle anlatıyor, “Aslında her şey Kids Are Coming ile başladı. Şarkı soundcheck sırasında ortaya çıktı. Başta eski klavyecimiz Kopp’un ürettiği basit bir gitar ritmiydi, turneye hazırlanırken üzerine bir şeyler ekledik. Böylece şarkı yazıldı, 6 ay sonra da Teksas’taki Sonic Ranch’te kaydı tamamladık. Grup doğaçlama yaparken ben de şarkı sözlerini yazmış oluyorum. Bu da öyle ortaya çıktı.”

Pitchfork yeni albümleri için “Şimdiye kadar yayınlanmış Third Eye Blind albümlerine göre daha iyi” diyor. Ancak eski havalarını ve popülerliğini yakalayacakları konusunda umutsuz… Bu yoruma Jenkins “Ne zaman fırsat bulursak bir şeyler çalıyoruz. Bazen de bir kumsal kenarında büyük bir ev kiralayıp, stüdyomuzu kurup kendimizi üretime veriyoruz. Çalıyoruz, şarkıların büyümesine izin veriyoruz ve nereye gittiğine bakıyoruz. Şimdiden neler olacağını bilmek imkansız” diyor, yorumlara pek takılmadığını ekliyor.

Onca grup üyesi değişikliği, kavgalar oldu. Geçmişten bir şeyleri değiştirme imkanı olsaydı ne yapardı diye sorunca hiç beklemediğimiz bir yanıt geliyor: “Dopamine‘i çok çok daha hızlı kaydetmek isterdim. Stüdyomun değişmesi işleri biraz geciktirdi.” Müzik dışında pek bir şey konuşası yok… İyimser ama, müzik endüstrisinin üretim krizlerini  sorunca kati bir itiraz geliyor;

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Third Eye Blind (@thirdeyeblind)’in paylaştığı bir gönderi ()

“Daha fazla itiraz edemezdim. İnsanlar eski güzel günler romantizmine bayılıyor. Endüstrinin değişimini kabul etmek ve uyum sağlamaktan daha kolay geliyor. Ben gelecek için çok heyecanlıyım, her zaman öyle oldum.”

Son olarak İstanbul’a gelme konusunu sorunca “Screamer’in Avrupa turnesine başlıyoruz. Ardından ABD’ye dönüp albümün sonbahar turnesini yapacağız. Ancak bir değişiklik olması gerektiğini düşünürsek, yapıyoruz işte. Konser sırasında bile fikir değiştiriyoruz!” Biz o kadar ümitli değiliz ancak Screamer bizce grubun dinlemeye değer albümlerinden. Siz de kulak verin.