Issey ve Mathew Cartlidge kardeşlerden oluşan The Molotovs, kendilerini bir anda Yungblud’ın dünya turnesinin açılışında bulmalarını, Londra’nın meşhur pub’ı The Hawley Arms’ta gerçekleşen o geceye borçlu. Bu tesadüfi karşılaşma, sadece bir turne davetiyle değil, aynı zamanda rock-and-roll ruhunun hala sokaklarda ve barlarda nefes alabildiğinin bir kanıtı.
Mathew Cartlidge’in anlattığına göre, her şey Yungblud’ın o akşam orada olacağına dair aldığı bir duyumla başlamış hikaye. Barın önünde gerçekleşen o, kısa ama etkili bakışma, Yungblud’ın “Grubuna bayılıyorum” itirafıyla birleşince, hikaye bir anda boyut değiştirmiş. Barın arkasına geçip çekilen bir fotoğraf ve ardından gelen “Turneye bizimle gelmelisiniz” teklifi, Mathew için o an gerçeküstü bir hikaye gibi gelse de, Yungblud’ın menajerinin de orada olması bu teklifin ciddiyetini pekiştirmiş. Bu durum, Yungblud’ın sadece bir yıldız değil, aynı zamanda sokaktaki taze enerjiyi koklayan bir küratör gibi davrandığını da kanıtlıyor!
The Molotovs, Londra merkezli, post-punk ve mod-revival tınılarını modern bir agresiflikle birleştiren üç bir rock ekibi. Kendilerini “dijital illüzyonlar yerine ter ve gerçek performans” grubu olarak tanımlayan ekip, şöhreti sadece sosyal medya algoritmalarıyla değil, Camden barlarında verdikleri konserlerle kazandı. Giyim tarzları ve 60’ların sonu 70’lerin başı İngiliz rock ruhunu hatırlatan duruşlarıyla, The Molotovs bugün Birleşik Krallık’ın heyecan verici genç gruplarından biri olarak kabul ediliyor. Henüz çok genç olmalarına rağmen sergiledikleri sahne disiplini ve müzikal olgunluk, onları sadece bir “gençlik grubu” olmaktan çıkarıp, rock müziğin gelecekteki meşale taşıyıcılarından biri haline getirdi.
The Molotovs, bu büyük turne fırsatını yakalarken aslında cebinde önemli bir başarıyla geliyor. İlk albümleri Wasted on Youth ile Birleşik Krallık listelerinde Lily Allen gibi devlerle bir yarışa giren ve üç numaraya kadar tırmanan grup, sadece “şanslı bir bar karşılaşması” öznesi olmadığını gösterdi. Grubun bu turneyle birlikte kazandığı ivme, onları sadece bir ön grup olmaktan çıkarıp, ana sahnenin kalıcı figürlerinden biri haline getirebilir.