Hakan VAROL

Konser sonrası Instagram hesabıma şöyle not düştüm; “Kalbimin bir parçası onda kaldı. İyi baksın Sibel Can o parçama. Gömleğimi tutuşundan elimi omzuma atışına kadar tutun da bizi ağırlaması, nezaketi, sohbeti ve misafirperverliği inanılmazdı. Yanına yaklaştıkça ışığı daha da parladı gözümde. Kendi adıma ölmeden yapılacaklar listeme bir çizik daha atıldı…

Fotoğrafı paylaşır paylaşmaz yorum yağmuruna tutuldum. Birçok kişi samimimi duygularımı böylesine aktardığım için çok keyif almış. Bunları yazarken aklıma bile gelmedi. Öyle olur ya hep çok özendiğiniz bir paylaşım bazen hiç karşılığını bulmaz, kimi zamane hesap kitap yapmadan yazınca bir bakarsınız ortalık toz bulutu! Şimdi gelelim Sibel Can’a olan beğenimin altında yatan sebeplere ve onu defalarca izlemiş biri olarak konserlerinden çıkardığım notlara…

KULİSİNDE NASIL DAVRANDI?

10 yıldan fazla yaptığım kültür-sanat programları ve yazdığım mecralar çerçevesince çok fazla yabancı ve yerli müzisyeni takip edip röportaj yaptım. Kimileriyle tanışma fırsatım da oldu. Bunlar tamam, bir cebimde dursun ancak diğer cebimde bir boşluk var. Uzun yıllardır sahnesini, albümlerini, danslarını ve şovlarını takip ettiğim ve bir yıldız olarak gördüğüm Sibel Can ile hiç tanışmamıştım. Bunu bilerek istememiştim. Zira onu sahneden izlemek güzeldi. Bir şey olur da o tılsım bozulsun istememiştim. Ancak 7 Eylül’deki Vadi Açıkhava Sahnesi’nde ne olduysa birden tanışma isteğim nüksetti ve talep ettim. Talebim geri çevrilmedi.

Konser sonrasında kulisinde biri girip biri çıkıyordu. Gazeteciler, yönetmenler ve müzisyenler derken biz de girdik. Evine misafirliğe gitmişçesine ağırladı bizi. Fotoğraflar çekildik, sohbet ettik. En ilginç tarafı Sibel Can’ın samimiyetle sorduğu soru: “Konserimi nasıl buldunuz?” Çok beğendiğimi dile getirdiğimde heyecanınını ve mutluluğunu paylaşması gerçekten güzeldi. Sanki ilk kez konser vermiş de beğenmemiz onu rahatlatmış gibiydi. Bu soruya gerek bile yoktu zira zaten çok sık konser veriyor, tüm biletleri de tükeniyor. Çok iyi biliyorum çünkü sadece bu yıl 6 konserini izledim. Seyircilerin yorumlarına kulak kabarttım ve beğenilerine şahit oldum. Tabii ki çok kalabalık olduğu için içimde kalanları söyleyemedim. Buradan söylemekte fayda var. Nedir bunlar?

EKSİK KALAN ŞARKILAR

Kendisinin artık sayısını hatırlamadığım kadar albümü, klibi ve hit şarkısı var. Peki bunlar konserlerinde ne kadar seslendiriliyor? Maalesef çok çok az. Bir Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Erol Evgin, Tarkan nasıl kendi konserlerinde kendi şarkılarını hiç olmadı medley modelinde söylemiyor Sibel Can?

Farklı şehirlerde ve mekanlarındaki konserlerindeki gördüğüm kadarıyla sahnesine, görsel tasarımına, ses sistemine ve özellikle kıyafetlerine çok özen gösteriyor. Her zaman çok yüksek olan enerjisini hiçbir konserde düşük görmedim ancak repertuvarını kendisiyle birlikte hazırlamayı çok isterdim. Sonbahar, Benim Adım Aşk, Emret Öleyim gibi bir sürü klasik sıralayabilirim. Kendisi maalesef bu ve daha fazlasını hiçe sayarak Orhan Gencebay, Ajda Pekkan gibi sanatçıların şarkılarını bir söylemeye başlıyor. Konser artık farklı bir boyut alıyor. Söylediği kendi klasiklerinden hep aynı eserler. Yeni sezonda bambaşka hitlerinin yer aldığı apayrı bir repertuvar dinlemek ne kadar keyifli olur. Mesela Meşk albümü vardı küçük bir servet harcayıp tamamladığı. O özel seçkiden bir şarkı bile dinlemek hayal gibi.

KALP HER ZAMAN ÇARPMAZ!

Bir daha ki sayıda kendisiyle röportaj yaparak bu soruların cevabını aramak daha doğru olacağı kanısındayım. Son olarak danslarını da bir hayli azalttığı dikkatlerimizden kaçmıyor ancak sevenleri onu sahne de gördüğünde dünya duruyor. Kendim dahil olmak üzere her yaştan dinleyiciye hitap eden Sibel Can’ın konserlerinde bu gözlemlemek mümkün. Kendisi mutlaka Türk sanat müziğinin en sevilen eserlerini seslendiriyor ki bu çok özel ve ayrıcalıklı
bir durum. Sibel Can “En mutlu olduğum yer sahne” diyor ve biliyorum ki öyle… Kendisi kadar çok sahne alan solist var mı bilmiyorum Türkiye’de.

Buradan ona hitap edeyim; Her sahnenizde bize görsel bir şölen yarattığın ve nasıl oluyor da kadın-erkek, her yaştan bu kadar seveni aynı potada eritiyorsunuz bilmiyorum ama şüphesiz ki bu mesleği icra etmek için yaratılmışsınız! Sibel Can’ı hiç sahnede izlemediyseniz bir kere bunu deneyimlemelisiniz. Bu arada son not; kulis sonrası, nefesim biraz kesildi ve buz gibi oldum. Bakışları ve enerjisi artık sirayet etmişti. Yıllardır beni kimse bu kadar heyecanlandırmadı. Bunları yaşamak çok güzeldi. Kalp bu her zaman hızlı çarpmıyor.