Kanadalı pop ikonunun 2014 tarihli hit parçası Often’ın temelini oluşturan Nükhet Duru vokalleri, 10 yılı aşkın bir süre sonra beklenmedik bir nezaket gösterisiyle yeniden gündemde. Duru’nun bu küresel iş birliğinden elde ettiği geliri samimiyetle dile getirmesinin ardından, Abel Tesfaye’nin (The Weeknd) “Benim için zevkti” cevabı, dijital çağın telif savaşları arasında nadir rastlanan bir zarafet sunuyor. Bu kısa ama etkili diyalog, yetmişlerin Türk pop müziğinin, günümüzün R&B dünyasındaki sarsılmaz ve derin etkisini bir kez daha tescilliyor.
Müzik endüstrisinin genellikle soğuk ve hesaplı yürüyen çarkları arasında, bazen coğrafi sınırları ve kuşak farklarını bir çırpıda eriten anlara tanık oluyoruz. Bu hafta sosyal medyanın ve müzik kulislerinin kalbinde, Toronto’nun puslu sokaklarından İstanbul’un zarif sahnelerine uzanan bir selamlaşma vardı. Nükhet Duru’nun, The Weeknd’in Often şarkısında kendisinden alınan sample sayesinde ciddi bir telif geliri elde ettiğini bir programda dile getirmesi, Abel Tesfaye cephesinde sessiz kalmadı. Yıldız isim, Duru’nun sözlerini kendi mecrasına taşıyarak “Benim için zevkti” notunu düştü.
Aslında Often ve Ben Sana Vurgunum arasındaki bu bağ, tesadüfi bir benzerlikten çok daha fazlası. 1978 yılında Sabahattin Ali’nin o ağır melankoli barındıran şiirinin Ali Kocatepe bestesi ve Nükhet Duru’nun o dönem için hayli cüretkar sayılan sensual yorumuyla buluşması, şarkıyı zaten kendi başına bir fenomen yapmıştı. The Weeknd’in, bu sesin içindeki o karanlık ve davetkar tınıyı fark edip onu küresel bir hit haline getirmesi, Türk müziğinin zamansızlığının altını çiziyor. Şarkının Fifty Shades of Grey gibi bir popüler kültür devinin fon müziği olması ise, Sabahattin Ali’nin dizelerinin bambaşka bir ambalajla dünyayı dolaşmasına vesile oldu.
Telif Haklarının ve Samimiyetin Yeni Dili
Nükhet Duru’nun bu süreçteki tutumu, alıştığımız “eserim izinsiz kullanıldı” kavgalarından çok farklı bir yerde duruyor. Duru, müzikal mirasının getirisini saklamadan, hatta bununla gurur duyarak konuşurken, aslında bir sanatçının emeğinin küresel pazarda nasıl bir değere dönüşebileceğini de gösteriyor. “Oradan iyi bir gelir elde ettim” cümlesi, sanat dünyasındaki o suni paradan bahsetmeme tabusunu yıkan, tazeleyici bir dürüstlük barındırıyor. The Weeknd’in de bu dürüstlüğe aynı nezaketle karşılık vermesi, endüstrideki hiyerarşik duvarların bazen sadece bir şarkı sözüyle yıkılabileceğini kanıtlıyor.
Tüm bu müzik diplomasisi, müzik dünyasının bazen ne kadar birleştirici olabileceğine dair iyimser bir tablo çiziyor. Belki de sanatçıların sadece birbirlerinin eserlerini tüketmekle kalmadığı, birbirlerinin varlıklarını ve katkılarını da onurlandırdığı bir döneme giriyoruz.