Dolapdere’ye yeni bir çehre kazandıran Arter, 14 katlı yeni binasında sanatın her rengine el veriyor. Sergilerin yanı sıra sahne sanatları performansı, film gösterimleri ve konserler gerçekleştiriliyor. Mekan, sanatın insan ruhuna neredeyse tüm duyulardan işleyebilmenin yollarını arıyor gibi…

Binadaki Sevgi Gönül Oditoryumu ve Karbon’da çeşitli konserler veriliyor. Böylece müze deneyimini kalıcı ve güncel sergilerin ötesine taşıyor, Arter’i yaşayan bir yere dönüştürüyor. “Mekan konser sayısını arttıracak mı?” diye sorduğumuzda Arter Etkinlik Programları Koordinatörü Aslıhan Tuna, “Yeni üretimleri cesaretlendirecek çizgide bir program oluşturmayı hedefliyoruz. Konserlerdeki sanatçı seçimlerimiz de bu doğrultuda yol alıyor. Konser sıklığından çok disiplinlerarası bütüncül bir programla farklı ilgi alanlarına sahip insanları sanat odağında birleştirme gayesini ön planda tutuyoruz” diyor.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Arter (@arteristanbul)’in paylaştığı bir gönderi ()

Yeni projeleri de Aslıhan Hanım’ın söz ettiği gibi. 2020 planlarını şöyle anlatıyor: ”Sanat Yönetmenliğini Matthias Osterwold’un üstleneceği Yeni ve En Yeni Müzik Festivali ile şubat ayında Arter’in öncü ve ilham verici çizgisini müzik alanında da şehre taşıyacağız. Devamında, klasik müzik, caz ve elektronik müzik başta olmak üzere yeni bestecileri ve yeni üretimleri keşfederek cesaretlendirmeye yönelik konserler ve atölyeler gerçekleştirmek planlarımız arasında…” Çeşitlilik güzeldir. Müzik dinleyicisini Dolapdere’ye çeken programlar gerçekleştirdikçe, başka müzelere de ilham olacaklardır. Müze söz konusu olunca güncel tarzlardan uzak ya da klasik sound’ların etrafında dolaşan konserler gerçekleşiyor. Oysa bir sergide en çok dikkat çeken eser aykırı olandır. Konserleri de öyle düşünmek lazım. Hatta müziğin sergilerle etkileşime geçeceği etkinlikleri heyecanla bekliyoruz.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Arter (@arteristanbul)’in paylaştığı bir gönderi ()

Arter’de konser dinlemek isteyenleriniz varsa programdan bir kesit paylaşalım. Türk caz tarihinde özellikle nefesli çalgıların orkestrasyonu ve düzenlemeleriyle önemli bir yeri olan müzisyen Emin Fındıkoğlu, çekirdeğini nefeslilerin oluşturduğu Emin Fındıkoğlu Beşlisi ile 6 Aralık’ta, 2018 yılı Hamamatsu Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilikle onurlandırılan piyanist Can Çakmur 21 Aralık’ta sahne alacak.