Geçen yıl Hıdırellez şenliklerinde KüçükÇiftlik Park’ı dolduran on binlerce insanı düşünün. O kalabalığın yarattığı enerji, yalnızca bir konserden öte, kolektif bir kutlamaydı. Müzik, dans ve bir araya gelmenin getirdiği o tarifsiz his… İşte tam da bu deneyimi bir kez daha yaşama fırsatı kapımızı çalıyor. Dubioza Kolektiv, Balkanlar’ın asi çocukları, 24 Ağustos’ta yeniden İstanbul sahnesinde.

Bosna Usulü Bir Rave Gecesi

Alternatif müziğin sınırları zorlayan bu öncü grubu tanımlamak gerçekten zor. Hip-hop’tan ska’ya, reggae’den punk rock’a uzanan ve hepsi yüksek enerjiyle harmanlanmış bir sesler cümbüşü. Onların müziği sadece dinlemek için değil, aynı zamanda hareket etmek, terlemek ve belki de en önemlisi, düşünmek için var.

Guardian’ın dediği gibi, Dubioza Kolektiv’in performansı, “çılgınca bir Bosna versiyonu Madness” gibi. Sahneye çıktıkları andan itibaren, “Bosna usulü tango nasıl yapılır” gibi deli dolu talimatlarla seyirciyi adeta bir ritüelin içine çekiyorlar. Bu, sadece bir müzik grubu değil, aynı zamanda bir performans sanatçısı topluluğu gibi.

İsyanın Mizahi Yüzü

Onları diğerlerinden ayıran en belirgin özelliklerden biri, müziklerini sadece eğlence aracı olarak kullanmamaları. Özellikle No Escape from Balkan ve Balkan Boys gibi şarkılarında, Balkan coğrafyasının zorlu ve bazen ironik yaşam tarzını zekice tiye alıyorlar. Ancak bunu yaparken asla sadece eleştirmekle yetinmiyorlar; eğlenceyi toplumsal ve politik bir ifade biçimine dönüştürüyorlar.

Dubioza Kolektiv, ciddiyetin ve mizahın, isyanın ve coşkunun bir arada var olabileceğini kanıtlıyor. Onlar için müzik, bir megafon. Ve bu megafon aracılığıyla, dinleyicilerine kendi coğrafyalarına, kendi hikayelerine ve kendi seslerine sahip çıkmaları gerektiğini fısıldıyorlar. 24 Ağustos’ta Alt Kültür sahnesinde estirecekleri fırtına, bu fısıltının kulakları sağır eden bir gürültüye dönüşeceğinin işareti. İstanbul’u bir kez daha ayağa kaldırmaya hazır olsalar iyi olur.