Zeynep BEŞERLER

Notre Dame de Paris’de hayat verdiği Quasimodo karakteriyle tanınırlık kazanan Garou, oyunun sahnelenmesinden sonra başlattığı 20 yıllık müzik kariyeriyle azmin bir simgesi gibi. Günübirlik işler yaparken müziğine inanıp dünya çapında bir müzisyen oldu. Türkiye’yeyse ilk kez geçen yıl Kasım’da geldi. İstanbul seyircisiyle gönül bağı kurduğu o konserden belliydi, tekrar döneceğini defalarca söylemişti. Şimdi sözünü tutuyor, 29 Şubat’ta Volkswagen Arena’da olacak. Öncesinde Garou ile sohbetimiz…

ο Quasimodo karakteriyle özdeşleştiniz. Vokal kariyerinizde bile önce bu rolünüz anılıyor. Sizi nasıl hissettiriyor?

Notre Dame de Paris oyunu çoğu ülkede insanlara beklenmedik biçimde erişiyor. Fransızca şarkılarla izleyiciyi eğlendirme şansım oldu, gurur duyuyorum bununla.

ο İstanbul’a geçen yıl ilk kez geldiniz. Şehirdeki yoğun ilgi sizi şaşırttı mı?

O karşılama partisi beni şaşkına çevirdi! Müzisyenlerime sessiz bir seyirci beklemelerini söylemiştim, nasıl olacağını bilmiyordum. Harika zaman geçirdik. Bu nedenle, yeniden gelmek bizi çok mutlu ediyor.

ο Farklı tarzlar denemeyi seviyor musunuz?

Bayılıyorum. Son albümüm de Motown’a bir övgüydü mesela.

ο Bugünün aşk şarkılarını nasıl buluyorsunuz? Aşk şarkıları hep depresif bizce.

Kalp kırıklığından bahseden şarkılar birçok insan için çok yararlı. Repertuvarımda olumlu aşk şarkılarına da yer veriyorum. Aşkın şarkılardaki en büyük duygusal hareket olduğu kesin.

ο 14 Şubat’ta gelmenizi çiftler çok isterdi. O gün ne yapacaksınız?

Şanslıyım ki sevdiğimle kumsaldayım o gün!

ο Forever Gentlemen projeniz harikaydı. Bu projeyi istanbul da sergilemek istemez miydiniz…

Çok isterdim gerçekten. O gösteriyi oynarken ve yönetirken çok eğlendim. Müziği de zamansız.

ο Ses yarışmasında jüriydiniz. Bu sizin için nasıl bir deneyimdi?

Bilgi ve tecrübenizi başkalarıyla paylaşma şansı bulmak bir ayrıcalıktı. Kolay bulunan bir şans değil. Harika bence.

ο İstanbul’da seyirciyi ne bekliyor?

Umarım geçen seferki gibi, duygu dolu bir parti olur. Hatta daha da iyisi!