Güney Londra’nın son yıllarda müzik dünyasına pompaladığı o kaotik ve enerjik post-punk damarı, bu kez rotasını İstanbul’un kalbine kırıyor. 19 Nisan akşamı Blind sahnesinde olacak DEADLETTER, sadece bir konser vaat etmiyor, modern hayatın tekdüzeliğine, kimliksizleşen bireye ve bitmek bilmeyen bürokrasiye karşı ritmik bir başkaldırı sunuyor. Yorkshire’ın sert havasını yanlarına alıp Londra’nın çok kültürlü ritmiyle harmanlayan bu altı kişilik ekip, karanlık temaları dans edilebilir bir potada eriterek izleyicinin zihnini meşgul ederken ayaklarını yerden kesmeyi hedefliyor.

Post-Punk’ın Yeni Politik Pusulası

Müzik dünyasında “Siyaset artık şarkı sözlerinden çekildi mi?” tartışmaları döne dursun, BBC 6Music’ten Steve Lamacq gibi isimler parmağıyla DEADLETTER’ı işaret ediyor. Grubun müziği, The Fall’ın o bildiğimiz sivri ve tavizsiz öfkesini alıp LCD Soundsystem’ın dengesiz ama hipnotik ritimleriyle birleştiriyor. Bu, aslında pek de alışık olmadığımız bir kombinasyon: Bir yandan sistemin çarkları arasında ezilen insandan bahsederken diğer yandan sizi durdurulamaz bir tempoyla dans etmeye zorlamak. Bu zıtlık, grubun Pop Culture Connoisseur gibi çalışmalarında hem keskin bir gözlem hem de ince bir ironiyle hayat buluyor.

Grubun en büyük kozu ise çocukluktan beri süregelen arkadaşlıkları. Sahnedeki o içgüdüsel uyum, sadece prova edilmiş bir disiplinden değil, birbirinin nefesini bilen bir topluluğun ortak bilincinden kaynaklanıyor. Squid ve Viagra Boys gibi türün devlerine verdikleri destek performanslarında gördüğümüz o yoğunluk, DEADLETTER’ın neden takip edilmesi gereken yeni ses olarak etiketlendiğini açıklıyor. Sahne hakimiyetleri, sakin bir konuşma tonundan aniden patlayan bir post-punk öfkesine evrilecek kadar esnek ve bir o kadar da sarsıcı.

19 Nisan’da Blind’da gerçekleşecek olan performans, sadece müzikal bir etkinlikten ziyade, modern tüketim kültürüyle bir yüzleşme niteliği taşıyacak gibi görünüyor. %100 Müzik katkılarıyla gerçekleşecek bu gece, yeni kuşağın dünyaya bakışını merak edenler ve post-punk’ın o kirli, keskin tınılarını özleyenler için kaçırılmaması gereken bir durak.