Zen-G, Sony Music Türkiye etiketiyle yayınladığı bu 14 şarkılık projeyle, hip-hop kültürünün sadece bir dinleyicisi değil, aynı zamanda bir öğrencisi ve taşıyıcısı olduğunu söylüyor. Albüm, boom bap’ten drill’e uzanan ses paletiyle bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

Albüm, boom bap ritimleriyle flört eden GRAFİTİ gibi parçalarla açıldığında, “okulun altın çocuğu” olma iddiasını yerine getiriyor. Çıkış parçası olarak seçilen GECELER UZUN OLUR BAZEN, albümün melankolik ve içe dönük zirvesini oluşturuyor. Sanatçının yaşamından ve içsel yolculuğundan izler taşıdığı söylenen albümün ruhu, en çok bu gibi şarkılarda kendini belli ediyor. Albüm ilerledikçe, PROFESYONEL İSTANBUL ÇOCUĞU gibi bir parçayla bugünün en popüler alt türlerinden drill’in karanlık ve ritmik sularına dalıyor. Bu geçişkenlik, sanatçının teknik becerisini ve flow çeşitliliğini sergilemesi açısından önemli. Bir yanda MAFYA PARTİSİ ile sert sokak anlatıları, diğer yanda MEKTUP ile klasik storytelling geleneği… Zen-G, her şarkıda farklı bir şapka takarak dinleyicisini şaşırtıyor. Bu durum, albümü dinamik kılsa da, bütünlüklü bir sound arayanların mesafeli durmasına neden olabilir.