Bir grup için en riskli anlardan biri, zirvedeyken yeni bir yola girmektir. Wolf Alice de tam olarak o yolda, elinde yeni albümleri The Clearing ve onun habercisi olan, neredeyse bir veda mektubu niteliğindeki The Sofa ile duruyor. Glastonbury’de güneş batarken sahnedeki o tarihi performanslarından sonra, bu dönüşün tam da beklediğimiz gibi olduğunu söylemek abartı olmaz. Artık ne bir gençlik hezeyanı ne de bir öfke patlaması var. Wolf Alice, yavaşça olgunluğun dinginliğine süzülüyor.

The Sofa şarkısını dinlerken, insan ister istemez kendi iç hesaplaşmalarına dönüyor. California’ya gidememiş olmanın, hayallerin yarım kalmasının ya da hayatın tam da planlandığı gibi gitmemesinin aslında o kadar da büyük bir felaket olmadığını fark etmek. İşte bu şarkı tam da bunu anlatıyor. Ellie Rowsell’ın o her zaman güçlü ve samimi şarkı sözü yazarlığı bu kez, bir kanepede oturup televizyon izleme rahatlığıyla birleşiyor. Peep Show’u on üçüncü kez izlemek… Eskiden bunu “keşfedecek çok şey var” diyerek hor gören o genç ruh, şimdi bu tekrardan bir huzur buluyor. Bu, kabul edişin ve kendini affedişin en sade hali.

Hayallerin Geride Kaldığı Bir Koltukta Oturmak

Yönetmen Fiona Jane Burgess’in imzasını taşıyan video da bu hissi pekiştiriyor. Rowsell, Kuzey Londra sokaklarında, adeta bir peri masalından fırlamış gibi, kanepesinin üzerinde süzülürken bir yandan da hayatın kaotik ve neşeli akışına şahit oluyor. Bu klip, sadece bir video değil, aynı zamanda gelecek albümden gelen gizli mesajlarla dolu bir hazine haritası gibi. Bize albümün derinlerine inmeden önce, bir ön izleme sunuyor. Belki de bizi o karmaşanın içinde bile bir huzur bulmaya davet ediyor.

Wolf Alice, kariyerlerinin başından beri her albümle farklı bir dönemeçten geçmeyi başardı. My Love Is Cool’daki gençlik coşkusundan, Visions Of A Life’daki deneysel ruh haline, oradan da Blue Weekend’deki listelerin zirvesine çıkan olgun sound’a. Şimdi ise The Clearing ile, tüm bu deneyimlerin süzgecinden geçmiş, daha dingin ve daha içsel bir sesle karşımızdalar. Artık bir şeyleri kanıtlama derdinde değiller. Sadece kendilerini ifade ediyorlar.