Pandemi sürecinde parlayan ve ardından yayımladığı Yalancı Bahar, Canozan ile seslendirdiği Seni Gördüğüm An ve söz yazarlığıyla öne çıkan Farkında Değildin gibi hitlerle müzik listelerinde kendine sağlam bir yer edinen Selin, şimdi kariyerinin ilk stüdyo albümü olan Tek Kişilik Masa ile karşımızda. 16 Mayıs’ta tüm dijital platformlarda yerini alan bu 12 şarkılık çalışma, sanatçının müzikal derinliğini ve hikaye anlatıcılığını bir adım öteye taşıyor gibi görünüyor. Albümün duyurusunu bir akşam önce Akasya AVM girişine kurulan sembolik bir “tek kişilik masa”da, hayranlarıyla iç içe bir performansla yapması da bu kişisel yolculuğun altını çizer nitelikteydi.
Yıldızlarla Dolu Bir Sofra
Selin, Tek Kişilik Masa’yı klasik bir aşk albümünün ötesine taşıyan bir konseptle sunuyor. Albüm, adeta bir “ilişkiler güncesi” niteliğinde; her bir şarkı, bu masada yenen bir öğünün farklı bir tadını, farklı bir duygusunu ya da yüzleşmesini temsil ediyor. Pop temelinde alternatif, indie, rock ve R&B esintileri taşıyan şarkılar, toksik aşkları, yarım kalmış özürleri, narsistik kırılmaları ve nihayetinde ulaşılan bir farkındalığı Selin’in sıra dışı olarak nitelendirilen söz yazarlığıyla işliyor. Bu, dinleyiciyi sadece melodilerle değil, aynı zamanda derinlemesine düşünülmüş hikayelerle de baş başa bırakan bir yaklaşım.
Tek Kişilik Masa, Selin’in uzun soluklu bir çalışmasının ürünü. Söz ve bestelerin büyük ölçüde kendisine ait olduğu albümde hem yerli hem de yabancı prodüktörlerin imzası bulunuyor. Ancak albüme dair en çok konuşulan unsurlardan biri de şüphesiz ki birbirinden değerli isimlerle yapılan iş birlikleri. Sertab Erener, Mabel Matiz, Canozan ve Dolu Kadehi Ters Tut gibi Türk müziğinin farklı kulvarlardaki güçlü figürleri, Selin’in “masasına” konuk olarak albüme özgün bir derinlik ve zenginlik katmışlar. Selin’in de ifade ettiği gibi, “Onların varlığı bu sofrayı daha anlamlı ve zengin hale getirdi.”
“Bu Masa Her Zaman Tek Kişilik Kalmadı”
Selin, albümün ardındaki felsefeyi şu sözlerle açıklıyor: “Albümde zaman zaman karşımda narsistik bir karakterle yemeğe oturduğum anlar var. Bu kişi aslında herkesin hayatında farklı figürlerle karşısına çıkar; aileden biri, bazen bir arkadaş ya da sevgili… Tek Kişilik Masa bu fark ediş, yüzleşme ve özgürleşmeyi anlatıyor.” Sanatçıya göre, bu masada tek başına olmak bir eksiklik değil, aksine kendi gücünü fark ettiğin, tek başına da yemeğin tadına varabildiğin anda gerçek dönüşümün başladığı bir süreci simgeliyor. Ve ekliyor: “Yaşadığım hislerimi yansıttığım “Tek Kişilik Masa”m da beni yalnız bırakmayan Mabel Matiz, Canozan, Dolu Kadehi Ters Tut ve Sertab Erener gibi isimlerle bu hikayeyi paylaşabilmek benim için çok kıymetli.”
Bu ilk stüdyo albümüyle Selin, sadece müzikal yeteneğini değil, aynı zamanda kendi içsel yolculuğunu da cesurca dinleyicisiyle paylaşıyor. Tek Kişilik Masa, hem kişisel hikayelerin hem de güçlü müzikal birlikteliklerin izini sürmek isteyenler için dikkate değer bir çalışma olarak öne çıkıyor.