Klasik müzik bazen“mesafeli bulunur. Sahneyle seyirci arasına görünmez bir ciddiyet perdesi iner, müzik harika olsa bile atmosfer biraz resmi kalır. Musicandle Concerts’in iki yılda başardığı şey tam burada başlıyor. Klasik Batı Müziği’ni müze vitrininden çıkarıp, yüzlerce mumun aydınlattığı sıcak bir deneyime çeviriyor.
Kurucusu viyola sanatçısı Özlem Sevil olan Musicandle Concerts, iki yılda 58 kapalı gişe konsere ulaşmış bir seri. İddialı kısmı sadece sayı değil, mekan seçimleri. Tarihi ve güçlü akustiğe sahip yerlerde, ışığın ve sesin birlikte çalıştığı bir sahne dili yaratıyor. Konser, 16 Şubat 2026 Pazartesi, 20.30’da St. Antuan Kilisesi’nde gerçekleşecek.
Repertuvar tarafı da tek bir kanona saplanmıyor. Mozart’tan Handel’e, Bizet’den Ravel’e uzanan klasiklerin yanına tango, film müzikleri ve Türk eserleri ekleniyor. Bu karışım, konseri ‘sadece bilenlerin alanı’ olmaktan çıkarıp, ilk kez klasik dinleyecek birini de içine alacak şekilde genişletiyor.
RİTİM, NEFES VE RENK
Bu özel gecenin asıl çekim gücü ise kadronun genişlemesi. Kuartetin etrafına farklı renkler ekleniyor: fagotta Sertaç Çevikkol, kornada Altuğ Tekin, mezzo soprano Senem Demircioğlu, orgda İklim Tamkan, perküsyonda Irmak Tokgöz. Bir de “görüntü” katmanı var: ressam Umut Yılmaz, konserin görsel dünyasına canlı bir eşlik sunuyor. Yani sahnede sadece müzik değil, ritim ve nefes kadar renk de dolaşacak.
Kısacası Musicandle Concerts’in olayı mumlar var, romantik cümlesinden büyük. Bu, klasik müziğe yeni bir giriş kapısı açan, mekanı bir enstrüman gibi kullanan ve seyirciyi pasif izleyiciden deneyimin parçasına çeken bir kurgu. İki yılda 58 kapalı gişe yapmış olması da şunu gösteriyor: İnsanlar klasik müziği seviyor, sadece doğru atmosferi bekliyor.