Ahmet YATĞIN

39 yaşında bir art direktör. İstanbul Cihangir’de doğmuş, büyümüş ve 20 yıldır aynı mesleği yapıyor. Gece yatmadan önce çıktığım keşif maceralarımdan birinde tesadüfen çalan Spaceship parçası sayesinde kendisinden haberim oldu. O günden bugüne yaklaşık 6 ay boyunca kendisini sürekli takip ettim.

 

Ne yaptığını bilen insanları seviyorum. Anladığım kadarıyla Can, tam olarak ne yaptığını bilen insanlardandı. Müziği birbirinden farklı melodilerle dolu tekno müziğinden oluşuyordu. Yeni şeyleri denemeyi seviyordu. Sanki “bunu böyle yapsam acaba nasıl olur?” sorusunun tahrik edici cazibesine ayak uyduruyor ve onu yapıyordu. Evet. Öngörülerim böyleydi kendisi hakkında. Sonra dayanamayıp iletişime geçtim kendisiyle ve o da sorularımı içtenlikle cevapladı.

‘BEN BU İŞE GİREYİM’

“En büyük dayım her şeyi çalabilir, rahmetli olan dayım ise inanılmaz iyi bağlamacıydı… Onları çalarken görünce çok kıskanırdım. Büyüdükçe müzik zevkim gelişmeye başladı” sözleriyle aslında müziğe olan ilgisinin nasıl başladığını anlatmıştı. Bu süreçte keşfettiği The Prodigy grubu ise Can Ergun için bir dönüm noktası oldu ve ardından bakın müziğe nasıl başladı. “Mortal Kombat oyun müziklerini keşfettikten sonra da ‘Artık tamam, ben bu işe gireyim!’ dedim.”

Hikaye ilginç. Bol baslı tekno müziğe bağlama enstrümanıyla başlamak aslında belki de her şeyi özetliyor. Yine de durun bakalım, biraz daha konuşalım. Kendisine bir tekno müziği sanatçısının neler dinlediğini sormayı ihmal etmedim. Ergun, iyi bir müzik dinleyicisi olmakla gurur duyduğunu söylüyor. Fakat rap, arabesk ve modern pop müziği türlerini pek tercih etmediğini de ekliyor. Sabah klasik müzik, sonrasında bossa nova, öğlene doğru chill out ve iş yoğunluğuna göre progressive ve tekno arasında gidip gelen bir dinleme serüveni olduğunu bizlerle paylaşıyor. “Kapanışı ise her zaman jungle ile yaparım!”

‘BİLEN DİNLİYOR ZATEN’

Spotify’a bakıyorum. Doğrusu kendisinin en sevdiğim parçaları daha az dinlense de bencillik etmeyip ona en çok dinlenen parçasını soruyorum. Good Old Days 100 binden fazla dinlenmiş. Parçayı soruyorum. “Good Old Days için tek düşündüğüm şey gerçekten eski günlerin güzel olması” diye yanıtlıyor. O şarkı tuttu diye onun benzeri bir şarkı yapmayı hiç istemediğini öğreniyoruz. Tam aksine yeni şeylerin peşinde koşmayı sevdiğini ve müziğe ticari olarak bakmadığını bizlerle paylaşıyor. Hatta belki de bu yüzden, Batu Çelik ile sahibi olduğu Babolim Records’a dışardan sanatçı kabul etmiyorlar. Sadece kendi ürünlerini sergiliyorlar. Bir diğer bakış açısıyla düşündüğüm de, belki de önce bir kültür inşa etmek istediklerini aklıma getiriyorum. Zamanla inşa edilen o kültürden sonra yeni insanlara açık hale gelebilirler, kim bilir… Biz konumuza geri dönelim.

Bir süre DJ olarak sahne aldığını fakat sonrasında gece hayatı sektöründeki gruplaşmalardan nasibini aldığı için prodüksiyona ağırlık vermiş. Fakat bu durumdan pek de şikayetçi değil: “Prodüktörlük harici; kendi albüm kapaklarımı, kendi mastering’imi ve kendi label’ımdan kendi parçalarımı yayınlamak yeterince yoruyor beni. Artık şey moduna geldim; bilen dinliyor zaten.’ Mesela siz dinlemişsiniz ki bana bu fırsatı verdiniz.”

Instagram’a dönecek olursak, müziğin dışında başka bir şey ilgimi çekiyor. Can beyin, hayvanlarla arası baya iyi. Özellikle kedileri soruyorum. Meğer evde 3 kedi besliyorlarmış. Ek olarak eşi ve kendisi sokakta tam 18 kedi ve 2 kirpi besliyormuş. “Köpek gibi fazla bakıma ve yere ihtiyacı olmadığı için 3 kedide kaldık, bir gün bahçeli evimiz olursa 3 tane de köpek istiyoruz.” diyor. Valla ne diyelim, doğaya ve getirdiklerine olan özverisini de sevindirici buluyoruz.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Can Ergun (@canergun7)’in paylaştığı bir gönderi ()

‘PANDEMİ Bİ TIK YARAR SAĞLADI’

Sohbetimiz yavaş yavaş sona gelirken yolda olan EP’den haber var mı diye soruyorum. “Melodik tekno olacak” diyor ve devam ediyor, “Şu an her şey bitti sayılır. Sadece bir hafta sonu zaman ayırıp dağıtıcıya yüklemem gerek.” Aklıma karantina günleri geliyor. Karantina günlerinde herkesin yeterince vakti vardı. Peki pandemi zamanı Can Ergun için nasıl geçiyor? “Sosyalleşememe durumu çok can sıkıcı. Pek sevgili dostum Volkan Bey’in Joker’inde ara sıra set başına geçtiğimden DJ’lik hususunda kitleye ve ambiyansa bir özlem oldu fakat prodüksiyon açısından pandemi bi’ tık yarar sağladı.”

Evet, sohbetimiz burada sonlanıyor. Şahsen ben Can Ergun’u ve ifadelerini çok değerli buluyorum ve sesini duyurmaya çalışan bir antik çağ filozofu gibi tok bir sesle yükleniyorum.