Göksel’i otuz yıla yayılan kariyeri boyunca hep o hüzünlü, retro esintili ve naif kadın figürüyle tanıdık. Ancak 27 Mart’ta tüm platformlarda yerini alan Alev Alev, bu tanıdık portreye daha sert, daha kararlı ve tabiri caizse daha isyankar bir fırça darbesi vuruyor. Sanatçının Peki Öyle Olsun ile başlattığı o teslimiyetçi ama sorgulayan hikaye, bu yeni şarkıyla birlikte yerini kontrolü ele alan bir kadının manifestosuna bırakıyor. Göksel, sözü ve müziği kendine ait olan bu eserde, aslında hepimizin bildiği ama adını koymakta zorlandığı o toksik döngülerin röntgenini çekiyor.

Müziğin sadece eğlence değil, bir anlatı sanatı olduğunun bilinciyle hareket eden Göksel, Rüyaların İşi albümünü bir bütün olarak tasarlamış görünüyor. Soles Müzik etiketiyle çıkan bu iş, pop müziğin derinliksiz sularında boğulmak yerine, hikâye anlatıcılığının o güvenli limanına sığınıyor.

Şarkının etkisini katlayan en büyük unsurlardan biri şüphesiz Aytekin Yalçın yönetmenliğindeki klip. Albüm için hazırlanan video serisinin ikinci halkası olan bu çalışma, sinematik bir derinliğe sahip. Göksel’in kırmızı kostümü içinde sergilediği o vakur duruş, İtalyan oyuncu Gennaro Lauro ile kurduğu gerilimli ama estetik bağ, şarkının ruhundaki o git-gelleri ete kemiğe büründürüyor.Klipteki her bir kare, bir moda dergisinin editoryal sayfalarından fırlamış gibi dursa da, alt metindeki o duygusallığı hissediliyor.

15 Mayıs’ta tamamını dinleyeceğimiz albümün, sadece hit şarkılardan oluşan bir koleksiyon değil, bir kadının rüya ile gerçek arasındaki o ince çizgide verdiği varoluş mücadelesi olacağını öngörmek zor değil.