Selin SANLI

Turhan Yükseler, Cem Karaca, Ajda Pekkan, MFÖ gibi Türk Müzik tarihine geçmiş sanatçı ve orkestralara müzik direktörlüğü yaptıktan sonra şimdi Avantgarde Orkestra’yla yepyeni bir müzikal yolculuğa çıkıyor. Eurovision’da ülkemizi besteci ve aranjör olarak defalarca temsil eden, bir çok esere imza atan büyük orkestraların şefi Turhan Yükseler müzikal tecrübeleriyle Avantgarde Orkestra’yı yönetecek. Yükseler ile müzik yolculuğunu ve planlarını konuştuk.

❏ 1970 yılında pop müziğe ilgi duyarak çıktınız bu yola. Peki Turhan Yükseler kimlerin etkisiyle bu yola çıktı?
Eğitimimi klasik müzik üzerine almıştım. 70’lerin başında Keith Emerson ve ardından Chick Corea bakış açımı değiştirdi.

❏ Cem Karaca, Ajda Pekkan, MFÖ ve Fikret Kızılok gibi Türk Müzik tarihine geçmiş islemlerle çalışmak nasıldı?


Ben grup müziğini benimseyen bir müzisyenim. Ajda hanım bu klasmana girmiyor. Hepsi kendi tarzlarında pop müziğine yön vermiş isimler. Tabii Ajda Pekkan’da dahil. Cem Karaca’nın bende yeri ayrıdır. Hepsiyle çalışmaktan çok zevk aldım. Benim için en önemli ayrıntı bu isimlerle yaptığım çalışma dönemlerindeki MFÖ ile hâlâ devam ediyorum. Aranjör olarak bazı parçalarda aktif katkımın olmasıdır.

❏ Elinizin değdiği birçok parça hâlâ dinleniyor ve seviliyor. Şimdiki nesle hitap edebilmek nasıl bir duygu?
Geçmişte verdiğiniz emeklerin manevi bir mükafatı gibi. Günümüzle ilgili şöyle bir sorun var. Yapıtlar çok çabuk tüketiliyor, fast-food gibi. Lezzet hissi uyandırmaz ve emek harcanmış iyi bir aşçının elinden çıkmış nadide bir yemeğin yerini tutmaz. Bu yüzyılın başından itibaren bana göre yaz bir kısır döngüye girdi sektör. Bu yüzden eski yapılanlara özlem duyuluyor.

‘HALKIMIZIN MÜZİKAL ZEVKİ İNİŞE GEÇTİ’

❏ Yüzlerce esere aranjör veya besteci olarak imza attınız. Bu deneyimlerim sonucunda günümüz müzik sektörü hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bir önceki cevap sorunuzun bir kısmını içeriyor gibi. İlave olarak basına, prodüktörlere daha cesur adımlar atmaları gibi bir misyon düşüyor. 90’ların sonundan itibaren halkımızın müzikal zevki inişe geçti. O dönemin gençleri bugün ebeveyn ve çocukları 10’lu yaşlardalar. Yani onlarda ebeveynlerini gözlemleyip taklit ediyorlar. Bu aşağıya inen eğriyi dikleştirmekte müzik sektörünün paydaşlarına düşüyor. Tabii medya desteği ile.

❏ Yeni nesilden dinleyip beğendiğiniz sanatçılar var mı?
Dirty Loops, Jacob Collier, The Aristocrats, Cory Hanry. Liste uzar bu isimler ilk aklıma gelenler.

❏ Uzun yıllardır müzik piyasasının içinde olmak nasıl hissettiriyor?
Benim yıllar önce şakayla karışık söylediğim bir cümle vardı. Bu işin ilk 20 yılı zordur diye. Müzisyenler arasında epey popüler oldu. Bundan kasıt çalışmak, çevre edinmek sizi daha üst seviyelere çıkaracak müzikçilerle bir arada olmak, karakterlerden ve iradeden ödün vermemektir. Çünkü sağlıklı bir vücut ve beyinle işinizi iyi yaparsınız. Unutmadan gıybet bir yere kadar, zararlı dedikodulardan uzak durmak. Bu ilkeler zaman içinde size daha farklı bir statü sağlar. Ben meslek hayatımda bu kurallara bağlı kaldım ve zararını görmedim. Küçük özet; deneyimler ve öğretileri benim için.

‘2 PERDELİK BALE ESERİ HAZIRLIYORUM’

❏ Avantgarde Orkestra şimdi sizin şefliğinizde yepyeni bir döneme girdi. Bu süreç nasıl geçiyor?
Bu yılın başında bir araya geldik provalara başladık ama pandemi belası bıçak gibi kesti hızımızı. En kısa sürede bu dert biterse ki bitecek, bizler de kaldığımız yerden devam edeceğiz. İnşallah hazırladığımız repertuarı müzikseverlerle buluşturacağız.

❏ Pandemi sürecinde en çok etkilenen yine müzik sektörü oldu. Bu süreç hakkında ne düşünüyorsunuz?
Negatif anlamda en çok bizler etkilendik. Telifler düştü, konserler bitti. Adeta öksüz kaldık. Ben bu süreçte eksik kalan çalışmalarıma ağırlık verdim. 2 perdelik bir bale eseri hazırlıyorum. Pandemi vesilesiyle daha fazla boş zamanım oldu ve eserime yoğunlaşmamı sağladı.