Ece ULUSUM

Gazetelerde “O şimdi bir iyilik aktivisti” diye başlık atılsa da Haluk Levent’in mücadelesi yıllar önce başladı. “İnsanlara müziğimle olsun birazcık yardım edebilmek için konserlere çıkıyorum” diyen rock müzisyen, 1995’te aralıksız 35 yardım konseri verdi. Bir yıl sonra konser gelirinden o zamanın parası 22 milyar lirayı yardıma muhtaç insanlara dağıttı. 17 Ağustos depremi sonrası Kocaeli’nde çadır kurdu, hayır konserlerinde sahne aldı.

2001’de Caretta Caretta’ların ölümlerine dikkat çekek için Mersin Kazanlı sahilinde şarkılar söyledi ve denize girdi. Levent o protestoda denizdeki krom oranının yüksek olduğunu gösteren raporlar da gösterdi. 2009’da Adıyaman’da verdiği halk konserinde Filistin’deki savaşa dikkat çekmek için şarkılarının bir kısmını Arapça seslendirdi. Bunu daha sonraları ara ara tekrar yaptı. Nükleere karşı duruşu sergiledi, konserlerinde sık sık söz etti. Şimdi düşününce, belki de müzikten daha çok mesai harmış denebilir gönüllü yardımlara…  Ancak şikayetçi değil, “Sivil toplumculuğumun şarkıcılığımın önüne geçmesi bana sıkıntı yaratmıyor yani” diyor Haluk Levent.

‘HİÇBİRİNDE İSTEDİĞİMİ BULAMADIM’

Adana’nın Yüreğir ilçesinde doğdu, okumak için İstanbul’a göç etti. Üniversiteden sonra bilgisayar programcısı oldu. İş kurma denemeleri oldu ama şansı yaver gitmedi. Ortaköy’de bir barda Yıldıray Gürgen’in onu keşfetmesiyle bambaşka bir hayat başladı. Yine de 90’larda neredeyse her yıl üniversite sınavına giriyor, umduğunu bulamayınca da bırakıyordu. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni bıraktı. “Hiçbirinde istediğimi bulamadım. O okulları bitirseydim hiçbir şey olamazdım. Çünkü mutlu olmayacaktım. Sonunda kendi kendime en çok müzikte başarılı olabileceğimi söyledim ve istediğimi yapıyorum” diyor Haluk Levent. 1

993’te ilk albümü Yollarda / Bu Ateş Sönmez’i yayınladı. Yollarda Bulurum Seni albümü için 1970’lerde kalan Anadolu rock müziğinin ikinci yükseliş dönemini başlattığı yorumları yapıldı. Uzun saçları, asi tavırları ve gitar sololarıyla başka şey düşünülemezdi zaten. Kendisi müziğini “Anadolu’ya dayanan rock” olarak nitelendiriyor. Bugünün rock müziğine mesafeli.

‘BEN EĞLENCE MÜZİĞİ YAPMIYORUM’

Yine de yaptığı müzik türü hakkında rock, ona da rock yıldızı diyenler oldu. Bugün hâlâ öyle anılsa da Levent öyle olduğunu düşünmüyor. Yıldızlığın rock müziğine de aykırı olduğunu söylüyor aslında, “Yıllardır sanki müzik sadece eğlence için yapılır gibi bir algılama var. Ben eğlence müziği yapmıyorum. Anadolu rock müzik yapıyorsanız, yaşadıklarınızı anlatmak zorundasınız. Yoksa samimi olmaz…” Yine de yıldız olmasa hapishanede albüm hazırlayacak imkanları da bulamazdı.

1997’de çek-senet olaylarından dolayı 9 ay 15 gün hapis yattı. Bu olay onun son adli hikayesi olmadı, ara ara bu konularla gündeme geldi. 1997’de Mektup albümünü Adana Karataş Cezaevi’nden hazırladı. Kayıtlar için İstanbul’dan Adana’ya bir TIR dolu ekipman ve dört tonmaister gitti, orada bir stüdyo kuruldu. Klip için de Adalet Bakanlığı’ndan izin alınarak çekildi. Ve albüm ortalığı yıktı… Ardından Arkadaş, Yine Ayrılık, Kral Çıplak, Akşamüstü gibi kitlesini her geçen gün büyüten albümlere imza attı. En son geçen yıl 10 parçalık Tam Bana Göre albümünü Pasaj etiketiyle yayınladı. Eski albümleri kadar ses getirmedi ancak AHBAP ile hiç olmadığı kadar medyada yankı uyandırdı.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Haluk Levent (@halukleventacil)’in paylaştığı bir gönderi ()

Şu sıralar rock müziğin popülerliği eskisi kadar olmadığı söylense de yerli festivallerde kendine bolca yer bulan türlerden. Ancak Levent festivallerde değil, halk konserlerinde sahne alıyor. Sebebini 2011’de verdiği röportajda anlıyoruz, “Türkiye’deki rock müzikle ayrı olduğum da ayrı durmak istediğim de doğru. Yan yana duruyorsak problem var zaten. Rock’ın anlamının içi boşaltıldı, festival çocukları oldu hepsi. Bir gün konserlerimin arkasına global bir firma sponsor olursa, Rock’n Coke konserinde sahneye çıkarsam bilin ki Haluk Levent o gün bitmiş demektir. Ya da borcumu ödemek için kendimi satmışımdır.”

11 saat

1998’de Harbite Açıkhava’da 11 saatlik konser vererek rekor kırdı. Aynı yıl 5 ayda 180 konser verdi.

 

‘BENCİL DAVRANDIM’

2017’de verdiği bir röportajda yardım işlerine neden bu kadar önem verdiğini anlatıyor. Hüzünlü bir hikaye… “20 yaşındayım. Sokaklarda gitar çalan, kimsenin tanımadığı bir delikanlıyım. Gemlik’te kızının tedavisi için yardım arayan bir babayla tanıştım. Gazete kupürlerini gösterdi. Duygulandım. Gemlik, Armutlu, Çınarcık sahillerinde beraber dolaştık. Ben gitar çalıyordum, o kızının gazete kupürlerini gösteriyordu. Paranın yarısını topladık. Ama ben bencil davrandım. O sıralar bir sevgilim vardı. İstanbul’a gittim. 12 gün sonra amcayı aradım. ‘Dün kaybettik kızımızı’ dedi. Dünya başıma yıkıldı. Ondan sonra ‘Bundan böyle senden kim yardım isterse geri çevirmeyeceksin’ dedim.”

2017’de Ahbap’ı (Anadolu Halk ve Barış Platformu) kurdu. Sosyal medyadan örgütlenerek Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllülere ulaşan Ahbap hareketi, şimdilerde dernekleşerek yardıma muhtaç kimselerin imdadına koşuyor.